<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</title>
	<atom:link href="https://www.onurustaoglu.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 22:21:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://www.onurustaoglu.com.tr/wp-content/uploads/2022/10/cropped-simge-32x32.png</url>
	<title>Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</title>
	<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YASAK ÇÖZÜM MÜ ?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/yasak-cozum-mu/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/yasak-cozum-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 22:21:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocuklarınGeleceği]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalBilinç]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#OnurUstaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedya]]></category>
		<category><![CDATA[#YasakÇözümMü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklara sosyal medya yasağı çözüm mü? Onur Ustaoğlu, dijital bilinç, eğitim ve engellenen bireylerin sosyal medyaya erişimi üzerine yazıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/yasak-cozum-mu/">YASAK ÇÖZÜM MÜ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/TWEVrh69lFk?si=qiKitUROFXM7TrCM" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p><strong>(Zor geçen bir haftanın ardından tekrar bilgisayarın başındayım. Geçen hafta tam bu yazıyı hazırlarken teyzem Nevin Konukçu, yani benim “ikinci annem” dediğim insan, aniden rahatsızlandı ve vefat etti. O yüzden yazıyı bitirip yayımlayamadım.</strong></p>
<p><strong>Rahatsızlanmadan bir saat önce yanıma gelip, “Ya Onur, bir yazıyı bitirememişsin, sen ne biçim yazarsın!” deyip bana takılmıştı.</strong></p>
<p><strong>Biliyorum, bir yerlerden şimdi bana bakıp gülümsüyor. Ona buradan bir selam çakıp “Bak işte, yazımı bitirdim!” demek ve esas konumuza geçmek istiyorum. Çünkü her zamanki gibi hayata söyleyecek şeylerim var ve mücadele, ne olursa olsun, devam etmeli…)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günümüzde yaşam, sosyal medyadan akmaya başladı. Artık insanlar ilgiyi, sevgiyi, hatta sevgiliyi bile internetten ve sosyal uygulamalarda arıyor. Uygulama kimi kiminle eşleştirirse onunla konuşuyoruz. İstediklerimizi beğeniyor, istemediklerimizi kaydırıp geçiyoruz.</p>
<p>Geçenlerde Güldür Güldür ekibinin bir skecini izlemiştim. İyi arkadaşlar bir araya geliyor ama toplandıklarında yüz yüze konuşmak yerine ellerindeki telefonlarla birbirlerine mesaj atıyorlar. Biri, “Uygulamadan haber geldi, tuvaletim gelmiş!” diyor. Diğeri de “Uygulamadan haber geldi, su içmem gerekiyormuş!” diye karşılık veriyor.</p>
<p>Derken yaşlı bir anne babanın gelişiyle işler değişiyor. Anne baba, “Çocuklar, şu telefonları bırakın!” diyerek gençlerin ellerindeki telefonları alıyor. Telefonlarından mahrum kalan gençler ne yapacaklarını şaşırıyor. “Ben suyu ne zaman içeceğim? Tuvalete ne zaman gideceğim? Ya biz ne konuşacağız?” diye krizlere giriyorlar. Yaşlı adamla kadın da “Çocuklar, size ne olmuş? Yaşamayı unutmuşsunuz!” diyor.</p>
<p>Tabii bunlar esprili bir şekilde anlatılınca ortaya oldukça komik sahneler çıkmış. İzlerken çok gülmüş ve eğlenmiştim. Ardından da düşünmüştüm: Gerçekten böyle mi?</p>
<p>Biraz düşününce, skeçteki kadar abartılı olmasa da günümüzde sosyal medya ve çeşitli uygulamalarla yaşamaya başladığımızı görüyorum. Bence bunun iki önemli nedeni var. İlki ilgi ve sevgi eksikliği, ikincisi ise bilgi eksikliği. Çünkü 1998 yılından beri internet başında vakit geçiren biri olarak birçok kişiden daha iyi ve verimli kullandığımı düşünsem de ben bile sosyal medyayı doğru kullanma konusunda her şeyi bildiğimi söyleyemiyorum.</p>
<p>Bu ilgi ve bilgi eksikliğinden bence en çok ve en çabuk etkilenen kesimlerden biri de engellenen bireyler oluyor. Bakın, geçen hafta karşıma çıkan bir haberi sizinle paylaşayım.</p>
<p><strong>Sancaktepe’de yaşanan olayda, iddiaya göre 21 yaşındaki bir genç, sosyal medya üzerinden tanıştığı, yüzde 60 oranında zihinsel engel raporu bulunduğu belirtilen 24 yaşındaki bir kişinin güvenini iki hafta içinde kazandı. Ardından çeşitli yalanlar söyleyerek kendisine yaklaşık 200 bin lira değerinde hediyeler aldırdı.</strong></p>
<p><strong>Olayı öğrenen kişinin yakınları, dolandırıcılıkla suçlanan genci kaçırarak darbetti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerin ardından harekete geçen polis ekipleri, Kartal’da bir konteynerde alıkonulan genci Özel Harekât ekiplerinin operasyonuyla kurtardı. Olayla ilgili hem dolandırıcılıkla suçlanan genç hem de onu kaçırıp darbettiği öne sürülen kişiler gözaltına alındı.</strong></p>
<p>Şunu söylemek isterim: Haberde anlatılan olayın sonuçlarından çok, benim dikkatimi çeken başka bir konu var. Ben olayın arkasındaki nedenleri sorgulamak istiyorum.</p>
<p>Engellenen arkadaşımız, internet ve sosyal medya aracılığıyla bir arkadaş ediniyor. Her insan gibi o da ilgiye ve arkadaşlığa ihtiyaç duyuyor. İnternetteki kişi ise iki hafta içinde gösterdiği ilgiyle güven kazanıyor ve ardından arkadaşımızdan hediyeler istemeye başlıyor.</p>
<p>Bence burada hem ilgi ve sevgi ihtiyacını hem de bilinç eksikliğini düşünmemiz gerekiyor.</p>
<p>Mesela arkadaşımız çevresinde yeterince ilgi ve destek bulsaydı yine internet aracılığıyla arkadaş edinmeye çalışır mıydı? Çevresindeki insanlar durumun farkında olsaydı ve dijital konularda bilinçli hareket etseydi, hediyeler gönderilirken “Sen ne yapıyorsun?” diye soran biri olabilir miydi?</p>
<p>Böyle anlatınca, “İnterneti bu arkadaşımızın eline kim verdi? Yasaklasalardı!” diyebilirsiniz. Ancak ben kişisel olarak yasaklara karşıyım. Çünkü yasaklanan bir şey bazı insanlar için daha çekici hâle gelebilir. Ayrıca internet dediğimiz bilgisayar ağında erişimi tamamen engellemek de kolay değil. Ayrıca engellenen ve evden dışarı çıkması zor olan çocuklar olabilir. Onlar arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle sosyal medyadan iletişim sağlamak zorunda. Siz yasaklarla onların hayatını daha da zorlaştırıyor olabilirsiniz.</p>
<p>Örneğin bugünlerde 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları gündemde. Bu konuda bir yönetmelik yayımlandı ve 1 Kasım&#8217;da yürürlüğe girecek. Ancak bu uygulamaların sorunu bütünüyle çözeceğine inanmıyorum. Hesapları kapatsanız bile sosyal medyaya erişmek isteyen bazı çocuklar bir yolunu bulabilir. Ne yaparsanız yapın erişimi tamamen ortadan kaldırmak kolay değil; en fazla zorlaştırabilirsiniz.</p>
<p>Peki, sorunu nasıl çözebiliriz diye düşündüğümüzde karşımıza eğitim çıkıyor.</p>
<p><strong>Bakın arkadaşlar, bir bıçak düşünün. Bir katilin eline verirseniz can alabilir, aynı bıçağı bir doktorun eline verirseniz hayat kurtarabilir. İşte internet de bıçak gibidir. Doğru şekilde kullanıldığında insanları pek çok konuda geliştirebilir.</strong></p>
<p>İyi bir örnek miyim, bilmiyorum ama ben hiç okula gitmeden kendimi geliştirmiş biriyim.</p>
<p>Yani demek istediğim şu: Çocuklarımızı ve engellenen bireyleri internetten uzak tutmaya çalışmak yerine, internetin içinde yollarını bulmayı öğretsek daha iyi olmaz mı?</p>
<p><strong>Sonuçta mesele interneti kullanıp kullanmamak değil, nasıl kullandığımız. Ben hiç okula gitmeden kendimi geliştirebildiysem, demek ki internet doğru kullanıldığında insanın önünde yeni kapılar açabiliyor. Yeter ki o kapıları nasıl açacağımızı öğrenelim, öğretebilelim.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolcinin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyasak-cozum-mu%2F&amp;linkname=YASAK%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CM%20M%C3%9C%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/yasak-cozum-mu/">YASAK ÇÖZÜM MÜ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/yasak-cozum-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAŞARIDAN KORUMAYIN !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/basaridan-korumayin/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/basaridan-korumayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 21:15:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#BağımsızYaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#BaşarıdanKorumayın]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocukGelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#OnurUstaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[#Özgüven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı korumacılık, çocukların ve engellenen bireylerin özgüvenini nasıl etkiliyor? Onur Ustaoğlu, başarıya ulaşmanın ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmenin önemini anlatıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/basaridan-korumayin/">BAŞARIDAN KORUMAYIN !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/Hk_aWx7UGus?si=tN7eiuFtDx6RF-0X" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Akşam bir arkadaşıma yemeğe davetliydim. Üstümü giyindim. “Elim boş gitmeyeyim.” dedim ve evin hemen karşısındaki Bolçi isimli pastaneye uğrayıp bir kutu tatlı aldım. Ardından arkadaşımın evine doğru yola çıktım. Kısa bir yolculuktan sonra arkadaşımın evine geldim. Zili çaldım. Arkadaşım ve eşi kapıyı açarak beni karşıladılar. Kısa bir sohbetin ardından yemek masasına geçtik.</p>
<p>Bu sırada arkadaşımın bir yaşındaki çocuğu oyuncaklarıyla oynuyordu. Tabii annesinin bir gözü devamlı onun üzerindeydi. Bize yemekleri servis etti. Güzel bir sohbet eşliğinde yemek yemeye başladık. Tabii beni biliyorsunuz, bir yandan da gözlem yaparım. Benim de gözüm hem annede hem de yerde oynayan çocuktaydı. Neyse, annenin yemeği bitti. Hemen çocuğun yanına gitti ve kendi kendine oynayan çocuğa müdahale etmeye başladı.</p>
<p>Yemek bitti. Masadan kalkıp koltuklara geçtik. Anne masayı toplamaya başladı. Bu sefer de aynı şekilde babası çocuğa müdahale etmeye başladı. Bir ara çocuk koltuğa tırmanmak istedi. Babası, “Sen buraya mı çıkmak istiyorsun? Dur, çıkarayım.” dedi ve çocuğu hop diye koltuğa çıkardı.</p>
<p>Ben de dayanamadım. “Arkadaşım, sen biraz önce ne yaptın?” diye sordum. “Görmedin mi? Çocuk koltuğa çıkmak istiyordu, ben de koltuğa çıkardım.” dedi. “İyi yaptın.” dedim biraz kinayeyle karışık gülümseyerek. Arkadaşım şaşırdı. “Abi, ben yanlış bir şey mi yaptım? Niye öyle dedin?” diye şaşkın şaşkın bakarak sordu. Gülümsedim ve anlatmaya başladım:</p>
<p>“Geldiğimden bu yana sizi gözlemliyorum. Çocuğa olan ilginiz beni bile rahatsız etti. Çocuk kendi kendine oynuyordu, annesi geldi müdahale etti. Demin koltuğa tırmanmak istedi, sen de hop diye koltuğa çıkardın. Belki de çocuğun kazanabileceği zaferi elinden aldın.” dedim. “Ya abi, sen ne diyorsun? Düşmesin, zorlanmasın diye koltuğa koyuverdim. Bu suç mu?” diye sordu.</p>
<p>“Tabii ki suç değil. Ancak mesela <strong>iş yerinde sen bir şeyi yapmak için çabalarken ben gelsem, ‘Sen çalışma, ben bütün işleri yaptım.’ desem, sen ne yaparsın? Başardım, yaptım diyebilir misin?” </strong>diye sordum. Gülümseyerek, “Abi, vallahi öyle bir şey yap, ben de iş yerinde dinleneyim.” dedi. “Ya bırak espriyi! Sen ‘Başardım, bunu ben yaptım.’ diyebilir misin? Peki, patronundan ikramiye alabilir misin?” diye sordum. “Başardım diyemem, ‘Ben yaptım.’ da diyemem.” dedi. “Bunları diyemeyince özgüvenin olur mu peki?” “Hayır, abi.” “Ee, o zaman çocuğun başarısını niye elinden alıyorsunuz? Bakın, geldiğimden beri çocuk tek başına bir şeyler yapmak istiyor. Kendi kendine oyunlar kurmaya çalışıyor, siz hemen müdahale ediyorsunuz. ‘Ya düşerse, bir şey olursa?’ diye düşündüğünüzü anlıyorum. Çocukla ilgilenmek istiyorsunuz ama biraz fazla korumacı yaklaşıyorsunuz.</p>
<p>Bu çocuk düşe kalka büyüyecek. Her düştüğünde, her zorlandığında yanında olamazsınız. Çocuğunuzla ilgilenmek istiyorsanız bazen sadece izleyin<strong>. Elbette güvenliğini sağlayın. Düşmesi hâlinde yaralanmasına neden olabilecek eşyaları çevresinden uzaklaştırın. Yani çocuğun çabalamasına, denemesine ve bir şeyler başarmasına izin verin.” dedim.</strong></p>
<p>Arkadaşım ve eşi, “Abi, doğru söylüyorsun.” dediler. Söylediklerime dikkat edeceklerini belirttiler.</p>
<p>Şimdi herkes, <strong>“O arkadaşın kim?”</strong> diyecek. Bazıları da “Onur galiba bizi anlatmış.” diye düşünecek. Öncelikle kimseyi anlatmadığımı, yazdıklarımın tamamen kurgu olduğunu söylemek isterim. Biliyorum, yaşanmış gibi anlatmayı tercih edince biraz garip oldu. Aslına bakarsak bu, yeni çocuk sahibi olan birçok ailenin yaşayabileceği bir durum. Bazen ilginin ve sevginin fazlası, çocukların küçük zaferlerini yaşamalarına engel olabiliyor.</p>
<p>Mesela ben, biliyorsunuz, yürüyemiyorum. Ailem beni yetiştirirken hatırlıyorum, belli bir yaşa kadar <strong>“Aman Onur zorlanmasın, düşmesin.”</strong> diye çok korumacı davranıyordu. Sonra bu durum fizyoterapist ablanın ve doktorların dikkatini çekmiş. Aileme, “Onur&#8217;u bırakın, çocuk kendini tanısın. Her şeyi kendi yapmaya çalışsın.” demişler. Bunun üzerine bana, “Bundan sonra her şeyi kendin yapacaksın.” dediler.</p>
<p><strong>Önceleri zor geldi tabii. Ama bir şeyler başardıkça kendimi daha iyi tanıdım. Bugün nerede hata yapabileceğimi, nerede zorlanacağımı ve ne zaman yardım istemem gerektiğini çok iyi biliyorum.</strong></p>
<p>Bakın, bünyesinde engellenen birey bulunan birçok aile, maalesef, engellenen bireylerin yapabilecekleri şeyleri bile “Dur, ben sana yardım edeyim.” diyerek onların yerine yapıyor ve kendi başlarına denemelerine fırsat vermiyor. Böyle olunca bazı engellenen bireyler de zamanla yapabileceklerine dair inançlarını kaybedebiliyor, “Ben bir şey yapamam.” diye düşünmeye başlayabiliyor.</p>
<p>Ne olur, bunu yapmayın! Israrla öğrenmeye, denemeye ve tecrübe kazanmaya fırsat verin. Elbette herkesin desteğe ihtiyaç duyduğu durumlar olabilir. Önemli olan, yardım etmekle kişinin kendi başına yapabileceği bir şeyi onun yerine yapmak arasındaki farkı görebilmek.</p>
<p><strong>Unutmayın, insanlara kendi başlarına bir şeyler başarabilecekleri fırsatları tanıdıkça daha özgüvenli bireylerin yetişmesine katkı sağlarız. Daha erişilebilir ve engelsiz bir ülke için ihtiyacımız olan şeylerden biri de budur.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren Özge Nur Dilber – Bolçinin Katkılarıyla Bolu Olay gündem gazetesi Konuşan yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fbasaridan-korumayin%2F&amp;linkname=BA%C5%9EARIDAN%20KORUMAYIN%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/basaridan-korumayin/">BAŞARIDAN KORUMAYIN !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/basaridan-korumayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİSTEM GÜNCELLEME BEKLİYOR !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/sistem-guncelleme-bekliyor/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/sistem-guncelleme-bekliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2026 21:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#AdliPsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#NörogelişimselBozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[#Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[#OtizmVeHukuk]]></category>
		<category><![CDATA[#TCK57]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm nörogelişimsel bir bozukluk olarak tanımlanırken adli süreçlerde TCK 57 nasıl uygulanıyor? Mehmet’in yaşadıkları üzerinden yasaların güncelliğini sorguluyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/sistem-guncelleme-bekliyor/">SİSTEM GÜNCELLEME BEKLİYOR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe src="https://www.youtube.com/embed/VGi-rRj-1dE?si=9F6s0uCgMTT8-4eD" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Biliyorsunuz günümüzde her şeyi güncel tutmak çok önemli. Mesela şu elinizde tuttuğunuz telefonu, önünüzde duran bilgisayarı ya da tableti güncel tutmadığınızda hatalar vermeye başlar. Virüsler, bakteriler bu saydığım cihazları kolayca ele geçirebilirler. Tam güncel bir cihaz daha az hata verir ve virüslere karşı koruması vardır. Yani günümüzde her şeyimizi güncel tutmak önemlidir.</p>
<p>Şimdi böyle başlayınca <strong>“Onur teknolojiden bahsedecek herhalde.”</strong> diye düşündünüz değil mi? Korkmayın, teknolojiden bahsetmeyeceğim. Çok daha önemli bir konudan bahsetmek istiyorum. Aslında anlatmaya çalışacağım konuyu anlatırken kelimeleri her zamankinden daha dikkatli ve özenli seçmem gerek. Yazarken adeta bir ipin üzerinde yürümek zorundayım ancak şunu da söyleyeyim dersime baya iyi çalıştım. Yine de bir hata yaparsam şimdiden kusura bakmayın. İyice merak ettiniz değil mi? O zaman başlayalım.</p>
<p>Güncellik önemli dedim ya, peki soruyorum: Yasalar güncel olmazsa ne olur? Ben size bu sorunun cevabını bir örnekle anlatayım. Bu bir haber değil bu arada. Ben bu olayı sosyal medyada gördüm. Yani tamamen yaşanmış gerçek bir olay. <strong>Mehmet, 28 yaşında otizmli bir birey. Çalışıyor, resim yapıyor ve sergiler açıyor; yani toplum içinde yaşamını sürdüren ve üretken bir hayatı var.</strong></p>
<p>Bir olay sırasında bir yakını Mehmet’in telefonunu elinden alıyor. Annesi buna karşı çıkınca ikisi arasında tartışma yaşanıyor. Mehmet, annesiyle yakınının arasına giriyor. O sırada yaşanan kargaşada yakını Mehmet’in kendisine şiddet uyguladığını belirterek rapor alıyor ve adli süreç başlıyor. Mehmet hakkında yapılan değerlendirmede <strong>“akıl hastası” şeklinde bir rapor verilmediği</strong>, ancak <strong>cezai ehliyetinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı</strong> avukatı Sultan Ballı tarafından belirtiliyor. Mehmet’in <strong>TCK 57 kapsamında yüksek güvenlikli adli psikiyatri kurumuna gönderildiği</strong> aktarılıyor.</p>
<p>Bu olayı görünce bilgi almak için Avukat Sultan Ballı ile iletişime geçme ihtiyacı hissettim. Bazılarınıza sıradan bir olay gibi gelse de hiç de sıradan bir olay değil bence. Hatta bize yasalarımızın güncelliğini sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. Mesela araştırırken Sağlık Bakanlığı’nın otizm tanımına rastladım. Kısaca aktarıyorum. Sağlık Bakanlığı’nın güncel kaynaklarında otizm, açıkça <strong>“nörogelişimsel bir bozukluk”</strong> olarak tanımlanıyor. Örneğin Bakanlığın 2025 tarihli çocuk ve ergen rehberinde:</p>
<p><strong>“Otizm spektrum bozukluğu (OSB) erken çocuklukta başlayan ve yaşam boyu devam eden bir nörogelişimsel bozukluktur.” Şeklinde yer alıyor </strong></p>
<p>Şimdi size bir soru: <strong>“Sağlık Bakanlığı otizmi nörogelişimsel bir bozukluk olarak tanımlarken, TCK 57 ‘akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri’ üzerinden düzenleniyor. Peki adli sürece giren otizmli birey bu iki kavramın arasında nerede duruyor?”</strong></p>
<p>Üstelik burada Mehmet örneğinden yola çıkarsak çalışan, üreten bir insan var karşımızda. Yasalarımızda bu duruma özel bir çerçeve yeterince açık değilse, siz bu insanı alışık olduğu yerden ve çevreden çıkartıp yüksek güvenlikli bir yerde tutarsanız bu olur mu? Otizmli bir bireyin alıştığı ortamdan, kişilerden ve günlük düzeninden bir anda uzaklaştırılması davranışsal açıdan nasıl sonuçlar doğurabilir? Böyle bir değişiklik stresini veya krizlerini artırabilir mi?</p>
<p>Peki yüksek güvenlikli bir ortamda ortaya çıkan bu davranışlar doğru değerlendirilemezse ne olur? Otizmden kaynaklanan bir davranış, psikiyatrik bir belirti ya da tehlikelilik göstergesi olarak yorumlanabilir mi? Böyle bir durumda ortaya çıkan davranış, kişinin daha uzun süre aynı ortamda kalmasına neden olabilir mi? Yani ortada bir kısır döngü oluşma ihtimali var mı?</p>
<p>Bu soruların yalnızca benim aklıma gelen sorular olmadığını da gördüm. Bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalar bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>David Murphy – 2020</strong></li>
<li><strong>Emma Woodhouse ve arkadaşları – 2024</strong></li>
<li><strong>David Murphy ve Josephine Grace Broyd – 2020</strong></li>
</ul>
<p>Merak edenler bu çalışmalara bakabilir. Anladığınız gibi konu sadece Mehmet değil. Anlatmak istediğim şey, Sağlık Bakanlığı’nın kabul ettiği şekilde otizmin ve diğer nörogelişimsel bozuklukların, adli süreçlerde ve güvenlik tedbirlerinde de daha açık şekilde ele alınması gerekmez mi?</p>
<p>Mesela bilgi almak için Avukat Sultan Ballı’yı aradığımda, “Peki sizce ne yapılmalı, bir hukukçu olarak öneriniz nedir?” diye sordum. Örneğin <strong>6 ayda bir doktor kontrolü</strong> olabilir dedi. Böyle bir uygulama var mı ya da bu durumlarda yapılabilir mi bilmiyorum. Ancak bu önerinin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p><strong>Bakın sevgili yasa yapıcılar ve hukuk insanları; biliyorum, işiniz zor ve meşakkatli. Ancak sizler de bilirsiniz, yasalar ve kanunlar insanların bir arada barış ve huzur içinde yaşaması için vardır. Ancak yasalar güncel olursa bunu sağlayabilir. Bu yüzden yasalarımızı güncel tutalım, eksikler varsa gidermeye çalışalım ki mutlu insanların olduğu, adil ve engelsiz bir ülkede yaşayabilelim.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla. Bolu Olay gündem Gazetesi Konuşan Yazılar</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsistem-guncelleme-bekliyor%2F&amp;linkname=S%C4%B0STEM%20G%C3%9CNCELLEME%20BEKL%C4%B0YOR%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/sistem-guncelleme-bekliyor/">SİSTEM GÜNCELLEME BEKLİYOR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/sistem-guncelleme-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NEDEN TASARRUF EDİYORUZ ?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/neden-tasarruf-ediyoruz/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/neden-tasarruf-ediyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2026 21:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#EğitimHakkı]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#GülistanKaya]]></category>
		<category><![CDATA[#NedenTasarrufEdiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[#ÖzelEğitim]]></category>
		<category><![CDATA[#TasarrufTedbirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülistan Kaya'nın eğitimden uzak kalmasına neden olan özel eğitim sınıfı tartışması, tasarruf tedbirleri ve çocukların eğitim hakkı üzerine bir yazı.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/neden-tasarruf-ediyoruz/">NEDEN TASARRUF EDİYORUZ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/93isiSdCP1A?si=mOG_jn5m-THOTkTv" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Size bir soru: Cebinizde paranız azalmaya başladığında ilk önce neden tasarruf edersiniz?</p>
<p>Şimdi <strong>“Onur, bu soru nereden çıktı?”</strong> dediğinizi duyar gibiyim. Önce bir söyleyin, sonra ben sorunun nereden çıktığını açıklayacağım. Mesela ben bir şeyden tasarruf etmeye kalksam, kendimi geliştirebileceğim şeylerden tasarruf etmem. Kitap, televizyon, internet gibi şeylerden… <strong>Çünkü bunlar olmazsa hem kendimi geliştiremem hem de bir iş yapamam, bu yazıları yazamam.</strong></p>
<p><strong>Sonra sağlıktan tasarruf etmem. Sağlığım bozulursa “tasarruf edeceğim” derken, iyileşmek için daha çok para cebimden çıkar. </strong>Bu iki başlık, benim en son tasarruf edeceğim şeylerdir. Zaten tasarruf denilen şey, insanların ihtiyacı olmayan şeyleri almaması veya kullanmamasıdır. Evde gereksiz yanan bir ışık varsa onu kapatmaktır. Damlayan bir musluk varsa su boşa akmasın diye musluğu tamir etmektir. Yani tasarruf, kullanmadığımız veya ihtiyacımız olmayan şeylerden olur; hayati şeylerden değil.</p>
<p>Günümüze baktığımızda, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ortamda birçok şeyden tasarruf eder olduk. Hatta devletimiz bile çeşitli tasarruf tedbirleri almış durumda. Tamam, tasarruf yapmak iyi bir şey. Lakin devletin yaptığı tasarruf; lüks, yani insanların fazla ihtiyaç duymadığı şeylerden olmalı. Mesela bir kuruma bir araç yetiyorsa ikinci araç almasına izin verilmemeli. Ancak baktığımızda, durumu incelediğimizde bu tasarruf tedbirlerinin her alanda karşımıza çıktığını üzülerek görüyoruz.</p>
<p>Size daha iyi açıklamak amacıyla geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir haberi kısaca paylaşmak istiyorum. <strong>15 yaşındaki Gülistan Kaya</strong>, doğuştan serebral palsili ve yüzde 90 engelli. Kendi başına yürüyemiyor ve kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor.</p>
<p>Ailesi, <strong>evlerine çok yakın olan Asarlık TOKİ Ortaokulu&#8217;nda özel eğitim sınıfı açılmasını</strong> istiyor. Ancak Gülistan, yaklaşık <strong>4 kilometre uzaklıktaki Şehit Er Serdar Amak Ortaokulu&#8217;na</strong> yönlendiriliyor. Baba Veysel Kaya, yakın okuldaki özel eğitim talebinin <strong>tasarruf tedbirleri gerekçesiyle karşılanmadığını</strong> söylüyor. Aileye göre uzak okul seçeneği Gülistan&#8217;ın ihtiyaçları açısından uygun değil. Bunun sonucunda Gülistan <strong>iki yıldır okula gidemiyor ve eğitiminden uzak kalıyor.</strong></p>
<p>Bu haberi okudum. Açıkçası ilk önce Gülistan&#8217;ın babasının haberde “özel eğitim sınıfı” dediğini duyunca, kaynaştırma sınıflarından bahsediyor sandım. Çünkü bildiğim kadarıyla her okulda özel eğitim sınıfı olacak diye bir şey yok. Araştırmaya başladım. Okullara baktım, eğitim durumlarını inceledim ve Gülistan&#8217;ın babasının bu konuda bir hata yapmadığını gördüm.</p>
<p>Bahsi geçen TOKİ Ortaokulu&#8217;nun geçtiğimiz senelerde özel eğitim alanında yer aldığını ve hatta Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;ndan bu konuda öğretmen ihtiyacı bildirdiğini gördüm. Yani sözün kısası, okulun geçmiş yıllarda özel eğitim alanında bir altyapısının bulunduğuna ilişkin MEB kayıtları var. Ne olduysa son yıllarda olmuş; bugün kamuya açık okul bilgilerinde özel eğitim sınıfı görünmüyor. Bu durum, Gülistan&#8217;ın babasının “tasarruf tedbirleri yüzünden” şeklindeki açıklamasını daha da dikkat çekici hale getiriyor.</p>
<p>Yani babanın açıklamalarını göz önüne alırsak, tasarruf tedbirleri yüzünden bu ülkede özel gereksinimli bir kızımız okula gitmesi gerekirken evde oturmak zorunda kalıyor. <strong>Sizce bir çocuğun hayatından ve eğitiminden tasarruf olur mu?</strong></p>
<p>Şimdi bazı arkadaşlar, “Aman canım, uzaktaki okula gitsin, ne olur?” diyecek. Ancak o kadar basit değil. Gülistan öz bakım ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor. Dört kilometre uzağa giderse tuvalet ihtiyacı, yemek ihtiyacı ne olacak? Kim yardım edecek? Annesi okul bahçesinde akşama kadar bekleyecek mi?</p>
<p>Evlerinin dibinde, geçmişte özel eğitim alanında hizmet vermiş ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;ndan özel eğitim öğretmeni ihtiyacı bildirilmiş bir okul varken insanları zorlamaya, hayatı daha da zorlaştırmaya ne gerek var? <strong>Siz neden tasarruf ettiğinizin farkında mısınız?</strong></p>
<p>Zaten incelediğimizde, bu tasarruf tedbirlerinin engellenen bireylerin hakları açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu görüyoruz. Engellilik oranlarında yapılan değişiklikler nedeniyle birçok engellenen arkadaşımızın hak kazandığı engelli aylığı ve bakım desteği gibi sosyal desteklerin kesildiğini biliyoruz. Biliyorum, bazı arkadaşlar bu söylediklerime itiraz edecek. Ancak incelerlerse, benim daha önceki yazılarımda bu konularla ilgili belgeleri ve kaynakları bulabilirler.</p>
<p><strong>Bakın arkadaşlar, yaşadığımız ülke kurulurken bile maddi olanakları sınırlı bir ülkeydi. Ancak o zor günlerde Mustafa Kemal Atatürk hep eğitim dedi. İnsanların ve toplumun eğitimle kendini geliştirmesini sağlamaya çalıştı, fabrikalar kurdu ve kısa zamanda kendi kendine yetebilen bir ülke inşa etti.</strong></p>
<p>Aslında bizim ne yapacağımız, zor durumlarda nelerden tasarruf edeceğimiz geçmişte saklı değil mi? Ne olur artık insan haklarından ve insan hayatından tasarruf etmeyi bırakalım. Gülistan gibi arkadaşlarımızı eğitmeye bakalım.</p>
<p><strong>Kısacası tasarruf yapalım, hem de sonuna kadar yapalım… Ama lütfen faturayı çocuklara, yani geleceğimize kesmeyelim.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fneden-tasarruf-ediyoruz%2F&amp;linkname=NEDEN%20TASARRUF%20ED%C4%B0YORUZ%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/neden-tasarruf-ediyoruz/">NEDEN TASARRUF EDİYORUZ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/neden-tasarruf-ediyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖYLE BİR KADIN OLSA !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/boyle-bir-kadin-olsa/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/boyle-bir-kadin-olsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 21:35:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenKadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[#OnurUstaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[#Temsil]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkDizileri]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#ZahideYetiş]]></category>
		<category><![CDATA[Erişilebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engellenen kadınların sinema ve dizilerdeki temsili nasıl? Onur Ustaoğlu, karakterin iyileşmesini beklemeden gerçek, özgün ve çok yönlü kadın hikâyeleri anlatılmasını öneriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/boyle-bir-kadin-olsa/">BÖYLE BİR KADIN OLSA !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Zahide Yetiş</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/7zOc4NtDOHQ?si=vhJPSJ6djUHg3BWx" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Beni yakından tanıyanlar ve bu yazıları takip edenler, dizi ve filmleri izlemeyi sevdiğimi ve izlerken bir yazar olarak, ileride bir film yaparsam “Şu oyuncuyla, şu oyuncuyla çalışmayı çok isterim, şu oyuncuyu hiç beğenmedim. Bunu filmime almam.” dediğimi bilirler. Hatta çoğu zaman senarist arkadaşlara da “Ya siz ne yapıyorsunuz, bu karakter bunu yapar mı?” diyerek ekran başında eleştiri getiririm.</p>
<p><strong>En büyük hedeflerimden biri de yazdığım şeyleri bir gün film ya da dizi olarak görmektir.</strong> Çok istediğim bir şey daha var: <strong>Günün birinde engellenenleri konu alan bir komedi dizisi ya da filmi yapmak</strong>. Biliyorum, şimdi “Bunları yapman zor Onur.” diyorsunuz. Ancak ben hayatta hep zor işler yaptım. Bu anlattıklarımı da çok çalışarak ileride yapacağıma inanıyorum.</p>
<p>Hazır film ve dizi demişken size bir sorum olacak. Hepimiz TV&#8217;de dizi ve film izliyoruz. Hoş, bazı arkadaşlar sadece belgesel izlediklerini iddia etse de siz inanmayın, onlar da ucundan kıyısından izliyorlardır. Hayvanların hayatını izleyerek ömür geçmez. Neyse, biz konumuza dönelim.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de yapılan ve uyarlama olmayan özgün dizilerde hiç engellenen kadının başrol olduğu bir dizi gördünüz mü?</strong></p>
<p>Göremezsiniz çünkü böyle bir diziye ülkemizde ben hiç rastlamadım. Evet, sinema filmlerinde tek tük var ama onlar da resmî kayıtlara göre yüzde 12&#8217;si engellenen bireylerden oluşan bir toplum için yeterli değil ve bence yeterince iyi anlatılmıyor engellenen kadınlar. Hatta inanmayacaksınız ama bunun üstüne akademik makaleler bile yazılmış.</p>
<p>Örneğin 2023 yılında Yalova Üniversitesi&#8217;ndeki akademisyenler tarafından yapılan inceleme ve bilimsel yayın kısaca şöyle:</p>
<p>Araştırmacılar, <strong>başrolünde engelli kadın karakter bulunan 8 filmi</strong> incelemiş. Eleştirel söylem analizi kullanmışlar. Çalışmada ortaya çıkan temalar arasında <strong>kurbanlaştırma, cinsiyetsizleştirme, muhtaç/çaresiz olma, aşırı korunma, dışlanma, pasiflik ve bağımlılık</strong> gibi başlıklar bulunuyor.</p>
<p>Daha da önemlisi, araştırmanın sonucunda <strong>Yeşilçam dönemindeki engelli kadın temsillerinin</strong> ağırlıklı olarak hasta, muhtaç, bağımlı ve kadınlık rollerinden uzak biçimde sunulduğu; <strong>2000 sonrası Türk sinemasında</strong> ise sosyal modelin daha fazla öne çıktığı, fakat insan hakları modeline hâlâ çok az yer verildiği belirtiliyor.</p>
<p>Aslında bu araştırma da bize ülkemizde engellenen kadınların nasıl temsil edildiğini gösteriyor.</p>
<p>Bence bunun nedenlerinden biri de televizyon kanallarının kendilerini yeterince yenileyememesi. Ekranı açtığımda ya köşklerde, yalılarda yaşayan insanları ya da eli silahlı, racon kesen mafyaları görüyorum. Oysa bunların hiçbiri sokaktaki vatandaşın tamamını yansıtmıyor. Ben biraz da sokaktaki insanı anlatan hikâyeler görmek istiyorum.</p>
<p>Mesela Mucize Doktor&#8217;u hepimiz biliriz. Uyarlama, otizmli bir doktorun hayatının konu alındığı bir diziydi. Ancak yayınlandığı dönemde gündem olmuştu ve reytinglerde güçlü sonuçlar elde etmişti. Ondan esinlenip, mesela tekerlekli sandalye kullanan bir kadın doktorun hikâyesi işlenemez mi?</p>
<p><strong>Ama o karakteri aşırı iyi ya da yardıma muhtaç biri olarak göstermeden, ne bileyim, bir kadın olarak ihtiyaçlarını, hatalarını, yanlışlarını ve karşılaştığı engelleri anlatmak mümkün. </strong>Netflix&#8217;teki <em>Santita</em> da tekerlekli sandalye kullanan bir kadın doktoru bu yönleriyle ele alan örneklerden biri.</p>
<p>Ve bundan önceki örneklere bakıldığında, doğru kast yani oyuncu seçimi yapıldığında bu iş bayağı ses getirir…</p>
<p>Bakın arkadaşlar, ülkemizde nedense kadını anlatan işler zor anlatılıyor.</p>
<p>Ben engellenen ya da özel gereksinimli kadınları anlatalım ve karakter iyileşmesin, herkesin izleyebileceği, bir şeyler öğrenebileceği özgün işler yapalım diyorum.</p>
<p><strong>Biliyorum, bu söylediklerim çok dikkat ve özen istiyor ve senarist arkadaşlara yazmak zor geliyor. Ancak kolay konuları herkes yazar. Ayrıca birbirine benzer öyküler yazmaktan, izlemekten artık sizler de sıkılmadınız mı?</strong></p>
<p><strong>Dediğim şeyler üstünde düşünmeye değmez mi?</strong></p>
<p>Bu arada bu hafta mikrofonun başında, bu yazıyı seslendiren kişi, ekranlardan da tanıdığınız <strong>sevgili Zahide Yetiş.</strong></p>
<p>Benim en kıymetli, en değerli arkadaşlarımdan biri. Bu yazıyı onun okumasını istedim, her zaman olduğu gibi ben isteyince beni kırmadı. Vakit ayırdığın ve sesinle bizlere katkı verdiğin için teşekkürler arkadaşım.</p>
<p><strong>Zahide:</strong></p>
<p>Onur, burayı bana bırakmışsın. Çok teşekkür ediyorum. Her zamanki nezaketine, her zamanki asaletine, akıl fikirlerine, hayata olan özenine, kadınlara verdiğin desteğe ve katkına ve özellikle engellenen kadınlara, erkeklere, çocuklara, herkese olan duyarlı ve akılcı, çözüm odaklı yaklaşımların için ben de bir anne, bir kadın ve bir engellenen adayı olarak sana binlerce teşekkür ediyorum.</p>
<p>Canım arkadaşım, ben senin yazdığın her yazıyı merakla okuyor, merakla bekliyor ve şimdi de zevkle seslendiriyorum.</p>
<p>Her zaman yanında, önünde, arkanda, sen nerede istersen her zaman seninleyim.</p>
<p>Çok seviyorum seni canım arkadaşım. Bana ayırdığın için bu bölümü ayrıca teşekkür ediyorum.</p>
<p>Ve bir gün o filmi çekeceğine inanıyorum. Eğer bana da rol verirsen, zevkle orada olacağımı da bilmelisin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Zahide Yetiş – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay gündem Gazetesi Konuşan Yazılar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fboyle-bir-kadin-olsa%2F&amp;linkname=B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20KADIN%20OLSA%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/boyle-bir-kadin-olsa/">BÖYLE BİR KADIN OLSA !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/boyle-bir-kadin-olsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYAT STANDART DEĞİLDİR !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/hayat-standart-degildir/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/hayat-standart-degildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 21:15:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#EngelsizYaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#KonuşanYazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#TekerlekliSandalye]]></category>
		<category><![CDATA[Erişilebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engellenen bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı standartlar, erişilebilir tuvaletler ve yardımcı cihazlar üzerinden hayatın neden herkes...</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/hayat-standart-degildir/">HAYAT STANDART DEĞİLDİR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/JCw8ZCV7eiw?si=P2tqGTtJxyboasAJ" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Hayatta yanlış bildiğimiz doğrular vardır ve biz bunları çoğunlukla farkında olmadan uygularız, uygularken de sorgulamayız bile.</p>
<p>Mesela kahve… “Kahve insanı uyanık tutar.” derler. Herkeste değil. Bazen kahveyi içersin, gözlerin kapanır. Kahve de masada sana bakıp “Ben elimden geleni yaptım.” der.</p>
<p>Bir tane daha… Kadınlar çok konuşur, erkekler az konuşur derler. Ben buna hiç inanmıyorum. Erkekler az konuşsaydı kahvehaneler, futbol programları ve WhatsApp grupları bu kadar uzun yaşayabilir miydi?</p>
<p>Şimdi hafifçe gülümseyen ve “Tribünlere oynama Onur.” diyen arkadaşlar olabilir. Ama ne yapayım, durum böyle. <strong>Şaka bir yana, bu örnekler gibi hayatımızı etkileyen binlerce yanlış bilinen doğru sayabilirim.</strong></p>
<p>Bu arada “Yazıya niye böyle başladın?” diyorsunuz değil mi? Hemen açıklıyorum. Yalnız sizden bir ricam var. Anlatacaklarımı okurken lütfen biraz empati yapmaya çalışalım.</p>
<p>Biliyorsunuz, doğru bilinen yanlışlardan etkilenen kesimlerden biri de engellenen arkadaşlardır. Ben de tekerlekli sandalye kullanıcısı olarak zaman zaman bu yanlış bilinen doğrulardan etkileniyorum. Mesela, bilemiyorum ama birçok insan bizi sadece tekerlekli sandalye üzerinde yaşıyor sanıyor galiba.</p>
<p><strong>Evet, tekerlekli sandalye gibi araçları vücudumuzun bir parçası gibi iyi kullansak da bunlar sadece gerektiğinde hayatımızı kolaylaştıran araçlardır.</strong> Ayrıca tekerlekli sandalyemizde sizlere hareketli görünebiliriz. Ama dikkatli bakarsanız, aslında bedenimizin aynı şekilde hareket etmediğini görürsünüz. <strong>Oturduğumuz yer ne kadar konforlu olursa olsun, uzun süre aynı pozisyonda kalınca insan vücudu belli bir süreden sonra uyarı vermeye başlar.</strong> Uzun yolculuk yapanlar ne demek istediğimi anlarlar.</p>
<p>Şunu bir netleştirelim: Biz tekerlekli sandalye kullanabiliriz ama onun üzerinde yaşamıyoruz. Örneğin evde ben hiç tekerlekli sandalye kullanmam, her işimi emekleyerek yaparım.<strong> Bu bazılarına farklı gelebilir. Ancak farklı gözüküyor diye hiç hareket etmeden oturacak ya da tekerlekli sandalyede yaşayacak halim yok.</strong></p>
<p>Bakın, bir şey daha… Bizim evde 5 sene öncesine kadar asansör yoktu. Yani asansör boşluğu vardı. Her şeyi hazırdı. <strong>Ancak ben bir defa bile “Yaptırayım.” demedim.</strong> Merdivenlerden kendi yöntemimle inip çıkmayı öğrenmiştim. <strong>Şimdi asansör arızalandı diyelim, hiç düşünmem, merdivenlerden tırmanarak çıkarım. Dediğim gibi, yöntemini biliyorum.</strong></p>
<p>Anlatmaya çalıştığım şey, bir tekerlekli sandalye kullanıcısının hayatı sadece tekerlekli sandalye değildir. En azından benim için böyle.</p>
<p>Tabii, bunların yanı sıra ben erişilebilir tuvaletlerin, yani “engelli tuvaletleri” denilen yerlerin bazılarını da kullanamam. Niye olduğunu bilmediğim bir şekilde, karşılaştığım bazı erişilebilir tuvaletlerde klozetler bayağı yüksek. Yani benim boyum uzun olmasına rağmen çoğunlukla klozete oturduğumda ayaklarım yere değmez.</p>
<p>Şimdi, “Onur, o klozetler tekerlekli sandalyeden klozete daha rahat transfer imkânı sunmak için yüksek yapılıyor.” diye bilirsiniz<strong>. Bunu da araştırdım, öyle bir şey de yokmuş.</strong></p>
<p><strong>Bakın, bunlar hep bizleri tekerlekli sandalyede düşündüğünüz için oluyor.</strong> Ben veya kısa boylu arkadaşlarımız yerden sıçrayıp, o engellenenler için yaptığınız tuvaletlere ayaklarımız yere değmeden nasıl oturabiliriz?</p>
<p>Bir de şu var: <strong>Neden bu erişilebilir tuvaletler tasarlanırken kadın ve erkek kullanıcıların farklı ihtiyaçları ve kullanım şekilleri daha fazla dikkate alınmıyor? Çünkü baktığınız zaman, kadınların ve erkeklerin tuvaleti kullanım şekilleri her zaman aynı olmayabiliyor. </strong>Örneğin erkeklerin her zaman klozet kullanması gerekmeyebilir.</p>
<p><strong>Mimarlar, mühendisler ve tasarımcılar bunu bir düşünüp, benim bilmediğim farklı bir sebebi varsa bana anlatabilirler mi? Bu tuvaletlerin standardı neye göre belirleniyor?</strong></p>
<p>Standart deyince herhalde ben standartlara uygun bir insan değilim.</p>
<p>Akülü aracımı alırken satıcı illa “Sana daha büyük bir araç verelim, daha rahat edersin.” demişti. Ben istemedim. Çünkü kendimi biliyorum. Geniş yerde otururken denge sorunu yaşayabilirim. Zaten ben evde bile geniş koltukta rahat edemem.</p>
<p>Satıcının ısrarlarına rağmen kendi bildiğim ölçülerde almıştım aracı. Hatta “<strong>Fazla rahatlık benim için iyi değil.” </strong>diye espri de yapmıştım.</p>
<p>Bakın arkadaşlar, engellenen bireyler günlük hayatı kolaylaştırmak için çeşitli aletler ve yardımcı cihazlar kullanabilirler. Ancak o cihazlara ve aletlere yapışık yaşayamazlar. Ayrıca kullanılan yardımcı cihazların seçimi kişiye göre yapılmalıdır.</p>
<p>Yani bu işlerde sadece standarda bağlı kalıp uygulama yapılmamalıdır. Kişi yardımcı cihazı kendi seçemiyorsa mutlaka gözlemlenmeli, o gözlem doğrultusunda yardımcı cihaz seçilmelidir. Aksi halde istenmeyen kazalar yaşanabilir.</p>
<p><strong>Unutmayalım ki, bu dünyada yaşıyorsak, biz dünyaya uymak zorunda değiliz, dünya bize uymak zorunda…</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fhayat-standart-degildir%2F&amp;linkname=HAYAT%20STANDART%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/hayat-standart-degildir/">HAYAT STANDART DEĞİLDİR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/hayat-standart-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZİL ÇALDI, SINAV BAŞLIYOR !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/zil-caldi-sinav-basliyor/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/zil-caldi-sinav-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 22:29:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#EğitimHakkı]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#ErişilebilirEğitim]]></category>
		<category><![CDATA[#KonuşanYazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#ÖzelEğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullar açılırken engellenen öğrenciler için eğitim sistemini sorgulayan 5 soruluk bir sınav. Erişilebilirlik, öğretmen hazırlığı ve özel eğitim eleştirisi.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/zil-caldi-sinav-basliyor/">ZİL ÇALDI, SINAV BAŞLIYOR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/FwrDP3Rf0zk?si=PNlEtto7bqCy6gjo" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Bugün benim canım birazcık oyun oynamak istiyor. Hazır okullar da yeni açılıyorken biraz öğretmencilik oynamak istiyorum. Ancak çok sevdiğim bir öğretmen ablamın lafını hatırladım:</p>
<p>“Onur, sen benim öğrencim olsan seninle başa çıkamam. Çünkü hem yaramazsın, karşındakini çok çabuk etkileyip kendine uydurabiliyorsun ve daha da önemlisi, nerede duracağını çok iyi biliyorsun. Ben öğretmen olarak sana ceza veremem. Bunun için iyi ki öğrenci değilsin.” derdi. İşte bu yüzden, ben sizi uğraştırmayayım. Tüm öğretmenlerimin de izniyle bu yazıda öğretmen olmak istiyorum. Tabii ben öğretmen olunca öğrenciler de farklı olmalı bu oyunda.</p>
<p>Peki, zil çaldı. Öğrencilerimi sınıfa davet ediyorum. <strong>Öncelikle tüm illerin valileri ve belediye başkanları gelsin. Millî Eğitim yetkilileri, sizleri de sınıfımıza alalım. Üniversitelerin yetkililerini de çağıralım. Milletvekillerimiz, siz de buyurun lütfen. İsteyen herkes gelsin. Sınıfımız büyük, yerimiz var, merak etmeyin.</strong></p>
<p>Şimdi yoklama tamam, herkes geldi. Oturun arkadaşlar, çıkarın kâğıtları, kalemleri. Anlatın bakalım, tatil nasıl geçti? Yani okullar kapalıyken yeni dönem için neler yaptınız?</p>
<p>Ne o? Yazan yok! Anlatacak bir şey yapmadınız mı? Peki öyleyse, sınav yapıyorum. Yazın bakalım.</p>
<p>Bu arada benim sınavlarımda kopya çekmek serbest. İsteyen kopya çekebilir yani.</p>
<p>Gülmeyin, yazın bakalım!</p>
<p><strong>Soru 1:</strong> Bu sene engellenen öğrencilerimiz okulların kapısından çeşitli bahanelerle geri çevriliyor mu? <strong>Eğer cevabınız hayırsa, bunu nasıl denetliyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Soru 2: </strong>Peki okula kabul edilen engellenen öğrenci, sınıftaki öğrenciler, veliler ve öğretmen tarafından gerçekten kabul ediliyor mu?</p>
<p><strong>Soru 3:</strong> Öğretmenlerimiz engellenen ya da özel gereksinimli öğrencilerimizi eğitmeye gerçekten hazır mı? Yeterli bilgi ve donanımı, eğitimleri sırasında genç öğretmenlerimize kazandırabiliyor muyuz?</p>
<p><strong>Soru 4:</strong> Okullarımızın fiziksel şartları engellenen öğrencilerimizin ihtiyaçlarına gerçekten uygun mu? Yoksa yine “rampamız var” deyip rampanın önüne araba mı park ediyoruz?</p>
<p><strong>Soru 5:</strong> Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde engellenen öğrencilerimize devlet desteğiyle ayda yalnızca 8 saat bireysel ve 4 saat grup eğitimi veriliyor. Bu sürenin yetersiz olduğunu siz de biliyor musunuz? <strong>Biliyorsanız, bu eğitim yılında bu süreyi artırmak için ne yaptınız?</strong></p>
<p>Evet, hadi bakalım. Bu soruları cevaplayın. Ne oldu, çok mu zor geldi? Kâğıtlar bomboş, kalemler hareket etmiyor.</p>
<p>Bakın, kopya serbest yani! Yapay zekâya falan da danışabilirsiniz. Hadi hadi, hareket görelim.</p>
<p>Olmuyor mu?</p>
<p>Peki o zaman verin kâğıtlarınızı. Üzülerek söylüyorum, bu konularda yine sınıfı geçemediniz.</p>
<p>Bakın değerli arkadaşlar; sizler şehirleri yöneten, bazı şeylere karar veren, sistemler kuran ve kurulu sistemleri düzeltebilen kişilersiniz. Aslında bu soruların cevaplarını ve bu sorunları çözmek için neler yapılması gerektiğini benden daha iyi biliyorsunuz. Ama bir türlü sistemlerdeki açıkları tam olarak kapatamıyorsunuz.</p>
<p>Örneğin resmî sitelerde, engellenen ya da özel gereksinimli bireylere ayda 8 saatlik eğitimin yetmediğini siz de söylüyorsunuz. Ama yetersiz olduğunu kabul ettiğiniz bu süre hâlâ değişmiyor.</p>
<p>Genç öğretmenlerimizi yetiştirirken, sınıfa özel gereksinimli bir öğrenci geldiğinde veya gelmeden önce neler yapılması gerektiği, diğer öğrencilerin nasıl bilgilendirileceği konusunda yeterli hazırlığı yapabiliyor muyuz? Sınıftan vazgeçtim, etkinliklerde yanıma gelen bazı öğretmen arkadaşlarım bile elini kolunu nereye koyacağını bilemiyor. Bu böyle olmamalı.</p>
<p>Bazen yaptığınız en kolay şeylerden biri ise eğitim sisteminin içeriğiyle oynamak. Yani zaten ezberci ve sınavlara dayalı bir sistemi daha da ezberci hâle getirmek ve bazen de futbolda taktik verir gibi eğitim yılını 4-4-2 ya da 3-5-2 gibi düzenlemek. Ya biz futbol maçı mı yapıyoruz, eğitim sistemi mi düzenliyoruz, anlayamıyorum!</p>
<p><strong>Değerli öğretmenlerimin izniyle, bugün bu oyunda öğretmen rolünü ben oynadım. Becerebildim mi? Takdir sizlerin.</strong></p>
<p>Bakın değerli arkadaşlar, sevgili yetkililer…</p>
<p><strong>Eğitim bir insan hakkıdır ve herkes için eşit olmalıdır. Başarı ise sınavlarla ölçülmemelidir. Öğrencilere “Şuna benzeyin, onun gibi yapın, başarılısınız.” denmemelidir. Yaratıcı ve yetenek geliştirici şeylerle öğrencilerin hayal güçlerini, problem çözme yeteneklerini geliştirebilecekleri, her şeyi sorgulayabilecekleri ve erişilebilir olan bir eğitim sistemi oluşturulmalıdır.</strong></p>
<p>Ben inanıyorum ki eğitim sistemimizi anlattığım gibi yapabilirsek, daha özgür, daha mutlu insanların olduğu ve daha çok üreten bir ülkede yaşayabiliriz.</p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca &#8211; Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar….</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fzil-caldi-sinav-basliyor%2F&amp;linkname=Z%C4%B0L%20%C3%87ALDI%2C%20SINAV%20BA%C5%9ELIYOR%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/zil-caldi-sinav-basliyor/">ZİL ÇALDI, SINAV BAŞLIYOR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/zil-caldi-sinav-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CEZADAN ÖNCE EĞİTİM !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/cezadan-once-egitim/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/cezadan-once-egitim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 21:15:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[Engellenen Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kamu çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Gereksinimli Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[zabıta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel gereksinimli bireylerle iletişimde eğitim neden önemli? Afyonkarahisar’daki zabıta olayından yola çıkarak ceza yerine olay öncesi eğitimi konuşuyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/cezadan-once-egitim/">CEZADAN ÖNCE EĞİTİM !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/Kt_5j8SpV-w?si=1EuvQxLJRB9x2w8k" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Dünyada insan denilen varlığın vazgeçemeyeceği şeylerden biri de iletişimdir. İletişim öyle bir şeydir ki mesela; çağımızda yapay zekâlardan bahsediyoruz. Bilgisayar teknolojileri gelişti diyoruz. Ancak takdir edersiniz ki teknoloji bile iletişimle çalışır. Yani doğru komutu vermezseniz hiçbir işe yaramaz. İnsanlarla da doğru iletişim kuramazsanız, nasıl davranacağınızı bilmezseniz hayatta başarılı bile olamazsınız.</p>
<p>Şimdi bana takılmak için <strong>“Onur, iletişim için uygulamalar var. İnsanların ne demek istediğini anlıyor, bize söylüyor. Hatta ben kız ya da erkek arkadaşımla o uygulamalar sayesinde çok iyi anlaşıyorum.”</strong> Diyecekler olabilir. İyi de o iletişimi siz değil, uygulama kuruyor. Uygulama olmazsa, telefon olmazsa ne yapacaksınız?</p>
<p>Şaka bir yana, geçenlerde önüme çıkan bir haber tam anlamıyla yanlış iletişimin bir örneği ve maalesef bu ara bu tür olayları çok duymaya başladık. İzin verirseniz haberi kısaca paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong>Afyonkarahisar’da 40 yaşındaki zihinsel engelli Hüseyin Saka, Bankalar Caddesi’nde pamuk şeker satarken zabıta tarafından uyarıldı.</strong> Uyarının ardından tartışma arbedeye dönüştü. Bir zabıta memuru Saka’ya <strong>tekme ve yumruk attı, elindeki su şişesiyle boynuna vurdu.</strong> Olay çevredekiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi ve görüntüler sosyal medyada yayıldı.</p>
<p>Görüntülerin tepki çekmesinin ardından <strong>Afyonkarahisar Belediyesi idari soruşturma başlattı ve şiddet uygulayan zabıta memurunu görevden uzaklaştırdı.</strong></p>
<p>Biliyorum, bu haberi okuyunca herkes engellenen arkadaşımıza darp olayını gerçekleştiren zabıta memuruna sinirlendi ve görevden uzaklaştırıldığını, soruşturma başlatıldığını okuyunca da “Oh, gereken yapılmış.” dedi. Yani insanların ilk tepkisi genelde böyle oluyor.</p>
<p>Peki ben, olay olduktan sonra verilen bu cezalar benim için pek de bir anlam ifade etmiyor desem? Ve size, bu tür olayları daha yaşanmadan, birilerine ceza vermeden büyük ölçüde engelleyebileceğimizi söylesem ne dersiniz?</p>
<p><strong>“Onur, hayırdır? Geleceği falan mı görüyorsun? Nasıl engelleyeceksin?”</strong> diyorsunuz değil mi?</p>
<p>Yok, yok. Geleceği falan görmüyorum da doğru iletişim tekniklerini biliyorum diyelim.</p>
<p>Bu ve buna benzer olaylar, dediğim gibi, yanlış iletişim nedeniyle daha da büyüyebiliyor. <strong>Mesela size bir soru: Zabıta arkadaş bu olayda doğru şekilde davranıp doğru iletişim kurabilseydi, bu olay olur muydu?</strong></p>
<p>Belki zor kullanmak istedi. Belki de karşısındaki özel gereksinimli bireyin dokunma hassasiyeti, iletişim güçlüğü ya da verilen uyarıyı algılamasıyla ilgili bir farklılığı vardı. Eğer böyle bir durum söz konusuysa, zor kullanmak ve sert davranmak zaten gergin olan bir ortamı daha da büyütmüş olabilir.</p>
<p>Takip edenler bilirler; 2024 yılında arkadaşlarımı bir araya getirerek Bolu Belediyesi ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinden de destek alarak bir etkinlik yapmıştık. O etkinliği hazırlarken birçok kamu görevlisi ve güvenlik görevlisi arkadaşımızla konuşmuştum ve konu hakkında çok az şey bildiklerini görmüştüm.</p>
<p><strong>Aldıkları eğitimlerde özel gereksinimli ya da engellenen bireylere nasıl müdahale edilebileceği konusunda bir eğitim olmadığını da üzülerek öğrenmiştim.</strong> O zaman arkadaşlarımız ve üniversite hocalarımızla tüm enerjimizi bu konuya vermiştik ve güzel, bilgilendirici bir etkinlik ortaya çıkarmıştık.</p>
<p>Ne yazık ki etkinliklere devam edemedik. Aslında özellikle zabıta, güvenlik görevlisi ve kamuda çalışanlar için bu eğitimler devam etmeli. Biz Bolu’da iyi bir başlangıç yapmıştık.</p>
<p>Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. 2024 yılında bu etkinliği yaptığımızda üniversite öğrencisi arkadaşlarımızdan beklediğimiz ilgiyi ve katılımı göremedik. <strong>Halbuki bence gerek kanuni açıdan gerekse eğitim açısından tez konusu olacak bir konu.</strong></p>
<p>Ben mesela bu konuyu aynı şekilde üniversitemizin bir salonunda gençlerle tekrarlamak çok isterim. Örneğin; otizmli bir bireyle nasıl iletişim kurulur, kriz anında nasıl müdahale edilir? Görmeyen ya da duymayan bireylerle doğru iletişim nasıl olmalı? Tekerlekli sandalye kullanan bireylere doğru şekilde nasıl yardım edebiliriz?</p>
<p><strong>Tüm bunları göz önüne aldığımızda ben hâlâ bu eğitimlerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir insanı olaydan sonra cezalandırmak yerine, olay yaşanmadan önce doğru davranmayı öğretmek çok daha değerlidir. Belki de artık görevden uzaklaştırmayı değil, eğitim vermeyi konuşmanın zamanı gelmiştir…</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla, Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcezadan-once-egitim%2F&amp;linkname=CEZADAN%20%C3%96NCE%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/cezadan-once-egitim/">CEZADAN ÖNCE EĞİTİM !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/cezadan-once-egitim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UYGUN SEÇENEK HANGİSİ ?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/uygun-secenek-hangisi/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/uygun-secenek-hangisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 21:15:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[dijital erişilebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[ekran okuyucu]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilir bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilir dijital hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilir internet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye erişilebilirlik ve teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital erişilebilirlik neden önemli? Konuşamayan, görme veya işitme engeli bulunan ve hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin dijital hizmetlere erişimi neden kolaylaştırılmalı?</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/uygun-secenek-hangisi/">UYGUN SEÇENEK HANGİSİ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/77JiN3dTcAM?si=PgVBHdu0JUAXpCVo" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Şimdi buraya Japonca yazsam anlayabilir misiniz? Evet, direkt soru ile girdim yazıya ve cevap bekliyorum. Ne oldu, Japoncanız yok mu? Peki o zaman Rusça yazayım, yine mi anlamazsınız? Şimdi bazı arkadaşlar bana takılmak için, “Onur, ne oluyor? Rus kızlar güzel, Rusça yazarak onları tavlayacaksın, değil mi?” diye takılacaklar. Hee hee, öyle. Hatta gazeteyi Rusça yapıp dağıtacağız onlara. Tabii böyle anlatınca biraz gülümseme oldu, farkındayım. <strong>Ayrıca “Türk kızları tüm kızlardan güzeldir.” deyip başıma dert açmadan bu konudan çıkalım. </strong></p>
<p>Gerçekten, espri bir yana, size önemli bir şey anlatmaya çalışıyorum. <strong>Dijital erişilebilirlik</strong> diye bir şey duydunuz mu? Bilmeyenler için şöyle bir örnekle açıklayabilirim. Bu örneği bizzat yaşadım. Biliyorsunuz, ben yaptığım işlerde herkes tarafından anlaşılabilir ve erişilebilir olmayı çok önemserim. Mesela bu yazıları gözünüz kapalı bile anlayabilirsiniz. Çünkü yıllardır gönüllü arkadaşlarımızla yazıları sesli hâle getiriyoruz.</p>
<p>Benim yazdığım iki kitap var, onlar da sesli bildiğiniz gibi. 2016 yılında <em>Hey! Biz de Buradayız</em> isimli kitabı çıkardığımızda yayınevindeki arkadaşlar, “Onur, telefonla sipariş alabiliyoruz.” demişti. Ben de, “İyi de konuşma problemi olan arkadaşlar ne olacak?” demiştim. “Aaa, biz bunu nasıl atladık? Hemen sipariş yöntemlerine yazılı olarak WhatsApp ve SMS&#8217;i de ekliyoruz. Bu dediğin çok önemli. Senin kitabın her yerden erişilebilir olmalı.” demişlerdi.</p>
<p>İşte bu olay, dijital erişilebilirliğe iyi bir örnektir. Mesela dijital erişim için internette site kurmak tek başına bir anlam ifade etmez. Gezdiğiniz internet sitelerinde, televizyonlarda, ekranı olan her yerde şunlara dikkat edin lütfen:</p>
<p><strong>Konuşamayan kişi telefon yerine yazılı iletişim kullanabiliyor mu? </strong></p>
<p><strong>Görme engelli kişi internet sitesini ekran okuyucuyla kullanabiliyor mu? </strong></p>
<p><strong>İşitme engelli kişi videodaki bilgiye altyazıyla veya işaret diliyle ulaşabiliyor mu? </strong></p>
<p><strong>Hareket kısıtlılığı olan kişi fare kullanmadan siteyi kullanabiliyor mu? </strong></p>
<p><strong>Bilişsel farklılıkları olan kişi karmaşık formları anlayabiliyor mu?</strong></p>
<p>Peki, devlet kurumlarının sitelerine baktığımızda bunların hepsini neden hâlâ olması gerektiği kadar göremiyoruz? Halbuki 3 Aralık 2025 tarihli açıklamalarda, 2026-2028 yıllarını kapsayan II. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı&#8217;nın hazırlıklarına başlandığı ve dijital teknolojiler de dâhil olmak üzere yaşamın her alanında erişilebilirlik ilkesinin etkin şekilde uygulanacağı ifade edilmişti. <strong>Neler yapılıyor, ben hâlâ bir değişiklik göremiyorum.</strong></p>
<p>Günlük hayatta insanların en çok kullandığı şeylerden biri de bankalardır. Biliyorsunuz, bankaların çoğu sesli şekilde telefonla arar; önemli işlemleri konuşarak yaparlar ya da ne bileyim, kampanyaları sesli arama ile bildirirler. Ben de telefonda sesli konuşmakta pek başarılı sayılmam. Çalıştığım banka böyle sesli arayınca mesaj attım. “Beni sesli aramayın, yazılı olarak daha kolay anlaşırız.” dedim. Benden engel oranımı gösteren raporumu istediler. Onu gönderdim. Bilgilerimin arasına bunu not almışlar. Bana sesli arama gelmiyor bankamdan ve bir ihtiyacım olduğunda da online işlem merkezinden yazılı olarak ulaşıp bilgi alabiliyorum.</p>
<p>İşte bu özelliğin sadece benim bankamda değil, abonesi olduğum kurumların kullandığım tüm ürünlerinde olması gerek. Yani bir şirket ya da kamu kurumu profil oluştururken bu bilgileri zaten alıyor olmalı. “Biz bu kişiye en rahat böyle hizmet veririz.” demeleri gerek. Artık, “Bu kişi bankaya gelemiyor, o hâlde işlemlerini ailesi üzerinden yürütelim.” anlayışını bir kenara bırakmalıyız.</p>
<p>Bakın, size gerçek yaşanmış olaylarla örnekler vermeye çalıştım. Aslında her anlamda erişilebilir ve anlaşılabilir olmak ne kadar kolay. Önemli olan, bunların farkında olup uygulamaya geçebilmek. İnanın bana, erişilebilirlik için her zaman devasa projeler gerekmiyor. Bazen bir SMS kutusu açmak, bir iletişim tercihini sisteme kaydetmek veya bir videoya altyazı koymak yeterli olabiliyor.</p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fuygun-secenek-hangisi%2F&amp;linkname=UYGUN%20SE%C3%87ENEK%20HANG%C4%B0S%C4%B0%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/uygun-secenek-hangisi/">UYGUN SEÇENEK HANGİSİ ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/uygun-secenek-hangisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MESELE İNCİR DEĞİL !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/mesele-incir-degil/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/mesele-incir-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2026 12:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Engellenen Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[Görünmeyen Duvarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mesele İncir Değil]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Gereksinimli Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Engeller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2070</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanların hayatındaki görünmez duvarlar, dış yönlendirmeler ve engellenen bireylerin kendi zaferlerini kazanma mücadelesi üzerine düşündüren bir yazı.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/mesele-incir-degil/">MESELE İNCİR DEĞİL !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/zq8Hkr6qXA0?si=WTxgtA3fO0Eiz3OM" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Bir kasabada, herkesin bildiği ama kimsenin gerçekten merak etmediği eski bir duvar vardı. Duvarın bir tarafında insanlar yaşar, diğer tarafında ise küçük bir bahçe bulunurdu. Bahçenin içinde yaşlı bir incir ağacı vardı. Kasabadaki çocuklar yıllardır o ağacın meyvelerini görür ama duvar çok yüksek olduğu için bahçeye geçemezlerdi.</p>
<p>Bir gün küçük bir çocuk duvarın önüne geldi. Duvara baktı, sonra etrafına. “Oraya çıkamazsın.” dedi yaşlı bir adam. “Duvar çok yüksek.” dedi bir başkası. “Düşersin.” dedi bir kadın. “Biz yıllardır deniyoruz, olmadı.” dedi başka biri. Çocuk hiçbir şey söylemedi. Duvarın dibindeki taşlardan birini aldı, duvarın yanına koydu ve üzerine çıktı. Yetmedi. Bir taş daha koydu. Tam ayağını üzerine atacağı sırada kasabalılardan biri gülmeye başladı: “Ne yapıyorsun sen?” Çocuk dönüp, “Duvara çıkmaya çalışıyorum.” dedi. Adam, “Boşuna uğraşıyorsun. İncir istiyorsan pazardan al, oraya çıkamazsın.” deyince çocuk gülümsedi: “Ben incir almak için çıkmaya çalışmıyorum ki. Derdim de incir değil.” deyince herkes şaşırdı. “Peki ne yapıyorsun?” diye sordular. Çocuk elindeki taşı yere bıraktı: “Duvarın aşılabileceğini size göstermeye çalışıyorum.”</p>
<p>Kasabalılar sustu. Çocuk taşları üst üste koymaya devam etti ve bir süre sonra duvarın üzerine çıktı. Öteki tarafa baktığında incir ağacının gerçekten orada olduğunu gördü. Ama aşağı atlamadı. Bir süre duvarın üzerinde oturduktan sonra tekrar aşağı indi. Kasabalılar şaşkınlıkla, “Peki, bahçeyi gördün mü? İncir ağacı orada mı?” diye sordular. Çocuk, “Gördüm.” dedi. “Peki neden geri döndün?” diye sorunca çocuk duvarı gösterdi: “Çünkü mesele incir değildi.”</p>
<p>Herkes sustu. Çocuk devam etti: “Ben buraya ilk geldiğimde bana ne söylediniz? Düşersin, yapamazsın, çok yüksek, daha önce deneyen olmadı&#8230; Ben de ilk başta bunların doğru olduğunu düşündüm.” Sonra duvara baktı ve gülümsedi, çünkü o kadar da yüksek değildi: “Biz onu gözümüzde büyütmüşüz.”</p>
<p>Kasabanın en yaşlı adamı başını eğdi. Çünkü o gün ilk kez bir şey fark etmişti: <strong>Bazen insanların önündeki en büyük engel, aşamayacakları duvarlar değil; o duvarın aşılmaz olduğuna onları inandıran seslerdir.</strong></p>
<p>O günden sonra kasabada bir şey değişti. Çocuklar duvarın önüne geldiklerinde artık kimse onlara “Çıkamazsın.” demedi. Sadece, “Dikkat et. Önce nasıl çıkabileceğine bakalım.” dediler. Çünkü bazı çocukların ihtiyacı, onların yerine duvarı aşmak değil; <strong>duvarın gerçekten var olup olmadığını kendi gözleriyle görme fırsatı bulmaktı.</strong></p>
<p>Evet, bu güzel öyküyle başlamak istedim yazıya. Umarım beğenmişsinizdir. Bu arada öyküyü okuyup biraz üzerinde düşününce, bu yazıdaki gibi duvarların aslında her insanın hayatında olduğunu ve insan dediğimiz varlığın dış yönlendirmelerden ne kadar etkilendiğini bir kez daha fark ettim.</p>
<p>Şimdi bazı arkadaşlar, “Onur, ne duvarı? Bizim etrafımızda duvar falan yok. Olsa da yıkar, geçeriz.” diyecekler. Bunu diyen arkadaşlar, görünmez duvarlardan haberi olmayan arkadaşlardır. Hatta en çok duvarlara bu arkadaşlar çarpar. Çünkü varlığını kabul etmedikleri bir şeyi değiştirmek için de bir şey yapmazlar.</p>
<p>Bu duvarlar en çok da engellenen bireyleri etkiler. Onlar zaten farklılıkları yüzünden çoğu zaman bu duvarları aşmayı bile akıllarından geçirmezler. Öyküde olduğu gibi, yanlarındaki insanlar “Aman canım, duvara çıkıp da ne yapacaksın? İncir istiyorsan pazardan al.” diye yaklaşırlar. Yani esas meselenin incir olmadığını, asıl meselenin bir şeyleri başarabilmek olduğunu anlayamazlar.</p>
<p>Bakın sevgili arkadaşlar, her insanın küçük de olsa bir zafer kazanmaya ihtiyacı vardır. Bu zaferler bazen bir duvara tırmanmak, bazen bir şeyleri tamir etmek, hatta bazen biriyle konuşmak ve ona gülümsemek olabilir.</p>
<p>O yüzden bir şeyler yapıp kendi zaferlerini kazanmak isteyen arkadaşların, söylediklerinizle ve konuşmalarınızla duvarları gözlerinde büyütmelerine sebep olmayın. Tam tersine, onları izleyin, destek verin ve sonra neler yapabileceklerini görün.</p>
<p>Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, onun yerine duvarı aşmanız değildir. Sadece yanında durup, “<strong>Hadi bakalım, bunu da bir deneyelim.” demenizdir.</strong></p>
<p><strong>Unutmayın, bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük bir mücadeleyle kurduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bize bırakılan en önemli miraslardan biri de imkânsız görünen şeylerin karşısında pes etmemeyi öğrenmektir.</strong></p>
<p>Belki de hayatımızdaki bütün görünmez duvarları bir anda yıkamayacağız.</p>
<p>Ama önce onların farkına varacağız.</p>
<p>Sonra da bir araya gelip taş taş üstüne koyup, <strong>aşmayı deneyeceğiz.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bou Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fmesele-incir-degil%2F&amp;linkname=MESELE%20%C4%B0NC%C4%B0R%20DE%C4%9E%C4%B0L%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/mesele-incir-degil/">MESELE İNCİR DEĞİL !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/mesele-incir-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
