CEZADAN ÖNCE EĞİTİM !

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Dünyada insan denilen varlığın vazgeçemeyeceği şeylerden biri de iletişimdir. İletişim öyle bir şeydir ki mesela; çağımızda yapay zekâlardan bahsediyoruz. Bilgisayar teknolojileri gelişti diyoruz. Ancak takdir edersiniz ki teknoloji bile iletişimle çalışır. Yani doğru komutu vermezseniz hiçbir işe yaramaz. İnsanlarla da doğru iletişim kuramazsanız, nasıl davranacağınızı bilmezseniz hayatta başarılı bile olamazsınız.

Şimdi bana takılmak için “Onur, iletişim için uygulamalar var. İnsanların ne demek istediğini anlıyor, bize söylüyor. Hatta ben kız ya da erkek arkadaşımla o uygulamalar sayesinde çok iyi anlaşıyorum.” Diyecekler olabilir. İyi de o iletişimi siz değil, uygulama kuruyor. Uygulama olmazsa, telefon olmazsa ne yapacaksınız?

Şaka bir yana, geçenlerde önüme çıkan bir haber tam anlamıyla yanlış iletişimin bir örneği ve maalesef bu ara bu tür olayları çok duymaya başladık. İzin verirseniz haberi kısaca paylaşmak istiyorum.

Afyonkarahisar’da 40 yaşındaki zihinsel engelli Hüseyin Saka, Bankalar Caddesi’nde pamuk şeker satarken zabıta tarafından uyarıldı. Uyarının ardından tartışma arbedeye dönüştü. Bir zabıta memuru Saka’ya tekme ve yumruk attı, elindeki su şişesiyle boynuna vurdu. Olay çevredekiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi ve görüntüler sosyal medyada yayıldı.

Görüntülerin tepki çekmesinin ardından Afyonkarahisar Belediyesi idari soruşturma başlattı ve şiddet uygulayan zabıta memurunu görevden uzaklaştırdı.

Biliyorum, bu haberi okuyunca herkes engellenen arkadaşımıza darp olayını gerçekleştiren zabıta memuruna sinirlendi ve görevden uzaklaştırıldığını, soruşturma başlatıldığını okuyunca da “Oh, gereken yapılmış.” dedi. Yani insanların ilk tepkisi genelde böyle oluyor.

Peki ben, olay olduktan sonra verilen bu cezalar benim için pek de bir anlam ifade etmiyor desem? Ve size, bu tür olayları daha yaşanmadan, birilerine ceza vermeden büyük ölçüde engelleyebileceğimizi söylesem ne dersiniz?

“Onur, hayırdır? Geleceği falan mı görüyorsun? Nasıl engelleyeceksin?” diyorsunuz değil mi?

Yok, yok. Geleceği falan görmüyorum da doğru iletişim tekniklerini biliyorum diyelim.

Bu ve buna benzer olaylar, dediğim gibi, yanlış iletişim nedeniyle daha da büyüyebiliyor. Mesela size bir soru: Zabıta arkadaş bu olayda doğru şekilde davranıp doğru iletişim kurabilseydi, bu olay olur muydu?

Belki zor kullanmak istedi. Belki de karşısındaki özel gereksinimli bireyin dokunma hassasiyeti, iletişim güçlüğü ya da verilen uyarıyı algılamasıyla ilgili bir farklılığı vardı. Eğer böyle bir durum söz konusuysa, zor kullanmak ve sert davranmak zaten gergin olan bir ortamı daha da büyütmüş olabilir.

Takip edenler bilirler; 2024 yılında arkadaşlarımı bir araya getirerek Bolu Belediyesi ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinden de destek alarak bir etkinlik yapmıştık. O etkinliği hazırlarken birçok kamu görevlisi ve güvenlik görevlisi arkadaşımızla konuşmuştum ve konu hakkında çok az şey bildiklerini görmüştüm.

Aldıkları eğitimlerde özel gereksinimli ya da engellenen bireylere nasıl müdahale edilebileceği konusunda bir eğitim olmadığını da üzülerek öğrenmiştim. O zaman arkadaşlarımız ve üniversite hocalarımızla tüm enerjimizi bu konuya vermiştik ve güzel, bilgilendirici bir etkinlik ortaya çıkarmıştık.

Ne yazık ki etkinliklere devam edemedik. Aslında özellikle zabıta, güvenlik görevlisi ve kamuda çalışanlar için bu eğitimler devam etmeli. Biz Bolu’da iyi bir başlangıç yapmıştık.

Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. 2024 yılında bu etkinliği yaptığımızda üniversite öğrencisi arkadaşlarımızdan beklediğimiz ilgiyi ve katılımı göremedik. Halbuki bence gerek kanuni açıdan gerekse eğitim açısından tez konusu olacak bir konu.

Ben mesela bu konuyu aynı şekilde üniversitemizin bir salonunda gençlerle tekrarlamak çok isterim. Örneğin; otizmli bir bireyle nasıl iletişim kurulur, kriz anında nasıl müdahale edilir? Görmeyen ya da duymayan bireylerle doğru iletişim nasıl olmalı? Tekerlekli sandalye kullanan bireylere doğru şekilde nasıl yardım edebiliriz?

Tüm bunları göz önüne aldığımızda ben hâlâ bu eğitimlerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir insanı olaydan sonra cezalandırmak yerine, olay yaşanmadan önce doğru davranmayı öğretmek çok daha değerlidir. Belki de artık görevden uzaklaştırmayı değil, eğitim vermeyi konuşmanın zamanı gelmiştir…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla, Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*