SEVGİYLE GELİŞELİM !

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Ali, ilk defa katıldığı ödül gecesinde çok korkmasına ve çekinmesine rağmen sahneye çıkar. Tüm ışıklar ve salondaki herkesin bakışları ona çevrilir. Birkaç şey söyler, ardından ışıkların altında adeta donmuş bir şekilde kalır. Bunu gören doktor arkadaşı Nazlı koşarak Ali’nin yanına gelir. Seslenerek, “Ali, sahneden in” der ve ekler, “Hadi dans edelim.”

Ali, “dans” kelimesini duyunca irkilir; otizmli olduğu için insanların dokunmalarından hoşlanmamaktadır. Ancak Nazlı’yı da çok sevmektedir ve onu kırmak istemez. Nazlı, Ali’nin tedirginliğini fark eder ve Ali hiçbir şey söylemeden Nazlı konuşmaya başlar. “Ali, ellerini şöyle tut. Merak etme, istemezsen sana dokunmayacağım.” Ali, dokunmadan dansın nasıl olacağını sorar. Nazlı, “Bana güven, çok güzel olacak. Sen sadece dediklerimi yap,” der.

Ali’ye, ellerini nerede tutacağını gösterir ve kendisini de Ali’nin ellerini çok yakın duracak şekilde konumlandırır. Ardından, “Hadi,” der, ” bir adım arkaya, bir adım sağa, bir adım sola.” Diyerek Ali’yi yönlendirir. Salon’dakiler, bu iki başarılı doktorun sevgiyle birbirine dokunmadan yaptığı dansı şaşkınlıkla izlerler.

Evet, 2019-2021 yıllarında ülkemizde yayınlanan “Muhteşem Doktor” dizisinden bir sahneyi anlatmaya çalıştım. Zaten diziyi izleyenler, Taner Ölmez ve Sinem Ünsal’ın oynadığı bu etkileyici sahneyi hemen hatırlayacaklardır. Senaryosu “The Good Doctor” isimli Güney Kore yapımı bir diziden uyarlanmış olan Muhteşem Doktor dizide, otizm spektrum bozukluğu olan bir doktorun kendini geliştirmesini ve başardıklarını izlemiştik.

Dizi yayınlanırken de buradan defalarca yetkililere söylemiştim. Ali karakteri doktor olmuş, ancak nasıl olmuş? Hangi eğitimlerden geçmiş, okullarda okurken ne gibi zorluklar yaşamış? Bunların yeterince anlatıldığını düşünmüyorum diye. Öte yandan, bu dizi tekrar yayına alınsa, inanın günümüzde yayınlanan birçok diziyi reytinglerde geçer. Çünkü günümüzde o kadar saçma diziler yapılıyor ki, bu dizilerde o kadar saçma hikayeler anlatılıyor ki, insana hiçbir şey katmıyor. Neyse, bu başka bir konu, girersek çıkamayız.

“Muhteşem Doktor” dizisini anımsatmamın nedenine gelince, dizinin hikayesinde en çok sevdiğim şey, Ali karakterinin sevgiyle gelişmesi ve etrafındakileri de geliştirmesi idi. Zaten düşünürsek, hayatın her alanında sevgi insanı geliştirir. Düşünün, sevmediğiniz birini, sevdiğiniz biri kadar dikkatli dinler misiniz? Açık konuşayım, istediği kadar konuşsun, ben sevmediğim bir insanı dinlemem. Ancak sevdiğim ve güvendiğim insanların benden istediklerini ne kadar zorlansam da yapmaya çalışırım ve geliştiğimi, yeni yeni şeyler öğrendiğimi hissederim.

Şöyle etrafıma baktığımda, günümüzde sevgi denilen gücün hep geride bırakıldığını üzülerek görüyorum. Evet, hayat şartları, hızlı yaşam insanları sevgiden uzaklaştırıyor. Her yerde profesyonellik isteniyor. Yani sevmediğin de bu işi yapacaksın, sevmediğinle de bu insanlarla çalışacaksın, deniyor. Sonra da, “Bu insanlar niye mutsuz, niye kendini geliştiremiyor?” deniliyor. İnsanların niye başarısız olduğunu incelersek, altta yatan faktörün sevgisizlik olduğunu görürüz.

Tam da bu yüzden, bu sevgi denilen doğal gücü her alanda biraz daha ön planda tutmamız ve bu gücü gerektiği gibi kullanmamız gerekli. Örneğin, engelli ve özel gereksinimli bir bireye bir şeyler öğretmek, onu geliştirmek istiyorsak, önce sevgisini kazanmaya çalışmalıyız. Eğer sevgisini kazanırsak, zaten gelişim başlar; yani sizi dinler ve zor denilen şeyleri bile yapmaya başlar.

Buradan, engelli bireylerin ailelerine, arkadaşlarına ve eğitimcilere seslenmek istiyorum. Biliyorsunuz, engelli veya özel gereksinimli bireyler özel eğitimlere ve özel ilgiye ihtiyaç duyuyor. İşte bu ilgiyi ve eğitimleri verirken, özel gereksinimli arkadaşlarımızın sevgisini kazanmayı ön planda tutun. Unutmayın, sevgisini kazandığınız bir insana istediklerinizi daha kolay yaptırabilirsiniz ve sevginin gücü ile önünüze çıkan tüm engelleri rahatlıkla aşabilirsiniz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla, Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*