GELECEKTE BAŞARILI OLMANIN YOLLARI !

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Ülkemizde ebeveynler çocuklarına doktor, mühendis, öğretmen ol gibi tavsiyeler verirler, hatta küçük yaşta bunları söylemeye başlarlar. Zaman ilerledikçe çocuk bunları benimser, istese de istemese de bu mesleklerden birini seçer. Aslında sevmediği bir işi yapmak zorunda kalır. Biraz gözlem yaparsak etrafımızda sevmediği mesleği yapan birçok insan görürüz.

Bence bizim yaşadığımız birçok problem, birçok sıkıntı ve ülkenin bakış açısını değiştirememesi ve kendini yenileyememesinin en büyük nedenlerinden biri de insanların sevmedikleri işi yapmasıdır. Kendimden biliyorum, ben yazmayı bu satırlarda bir şeyler paylaşmayı çok seviyorum. Bu yüzden hastada olsam, 39 derece ateşimde olsa yazmaya ara vermiyorum. Hatta hastayken yazmak, bana doktorların verdiği ilaçlardan bile iyi geliyor. Çünkü sevdiğim işi yapıyorum ve hep dünyaya söyleyecek sözüm oluyor.

Onur, niye böyle bir başlangıç yaptın, diyorsunuz değil mi? Hemen açıklayayım. Günümüzde zaman çok çabuk geçiyor. Dünya hızla değişiyor, teknoloji hızla gelişiyor. Eğer bu değişim ve gelişim bu hızla devam ederse, şimdiki meslekler ileride evrim geçirecek. Örneğin, öğretmenlik birçok öğretmenin yaptığı işi yapay zekâlı robotlar yapabilir hale gelecek. Çünkü sorduğumuz her soruya yanıt veriyorlar, her soruyu hızla çözüyorlar.

Yapay zekâ, tıp alanında da kullanılmaya başlandı. Gelecekte teşhis ve tedaviyi yapay zekâlı makineler yapacak, doktorlar bu makineleri kullanan operatörlere dönüşecekler. Yani doktorluk diye bir meslek de kalmayacak. Bence gelecekte başarılı olan insanlar, yapay zekâya doğru soruları soran, doğru şekilde kullanan insanlar olacak.

Yani artık ‘hanımlar beni ne doktorlar, ne mühendisler istedi’ diyemeyecek, gülmeyin, doğruyu söylüyorum. Çünkü meslekler değişecek. Bir tek sanatla uğraşan, yani yaratıcılığa sahip insanların yaptıkları işler değişmeyecek. Onun dışında aklınıza gelen her iş alanına yapay zekâ girecek ve işin çoğunu yapacak. Bu durumda bizim şimdiden soru sorma yeteneğini kazanmamız gerek. Ancak görüyorum ki kimsenin bu açıdan konuya yaklaştığı yok.

Ülkemizde bir soru sorma alışkanlığı yok. Soru sorulduğunda, yani ‘niye böyle oluyor’ denildiğinde de çoğunlukla ‘icat çıkarma, kafa açma, çok konuşma başına bir şey gelir’ deniyor. Öğrenciler bile öğretmenlere soru sorarken çekiniyor. Durum böyle olunca sorgulamayı bilmeyen bir toplum haline geliyoruz. Maalesef, böyle giderse gelecekte çok büyük sıkıntılar yaşayacağız gibi görünüyor.

Tabii, bu soru sorma olayından günümüzde en çok etkilenen çeşitli farklılıkları yüzünden ‘engelli’ denilen insanlar ve aileleri oluyor. Örneğin, engelli bir çocuğa sahip ailelerle konuştuğumda yetkililere soru sormaya çekindiklerini hissediyorum. ‘Niye çekiniyorsunuz, sorun derdinizi anlatın,’ dediğimde yetkililer, ‘Ya kızarsa’ diyorlar. Niye kızsınlar? Onlar yetkiliyse, bizim sorunlarımızı çözmek için yetkililer diye anlatmaya çalışıyorum her seferinde.

Hatta yıllar önce bu sorunu çözmek için engelli bireyler ve ailelerini bir araya toplayıp yetkililerle bir araya getirdiğimiz ve soru-cevap yaptığımız iki toplantı düzenlemiştik. İnsanlar sorularını sorup ilk ağızdan cevap alma şansı bulmuştu. Ancak, niye bilmiyorum, toplantıların devamı gelmedi. Ben bu toplantıları tüm yerel yönetimlerin, üniversite hocalarından ve öğrencilerinden destek alarak yapması gerektiğini düşünüyorum. İnsanlarla konuştukça, onların sorularını cevaplamaya çalıştıkça, inanın o kadar çok şey görüyorsunuz ve öğreniyorsunuz ki, en önemlisi de insanlar yalnız olmadıklarını görüyor ve hissediyor.

Bakın arkadaşlar, doğru cevaplara yalnızca doğru soruları sorabilirsek ulaşırız. Bu yazı size biraz ilginç gelebilir. Ancak düşünürseniz, bizi böyle bir geleceğin beklediğini görürsünüz. Gelecekte, doğru soruları sormanın şimdi olduğundan kat kat daha önemli olduğunu göreceğiz. Bunun için, ne olursa olsun, soru sormaktan korkmayın, çekinmeyin. Unutmayın, insan soru sormadan öğrenemez. Soru sormadan hiçbir sıkıntı çözülmez.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*