ANNE NEDEN ENGELLİLER VAR ?

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Bir dergide okuduğum bir çalışmada, bilim insanları 30 – 40 yaş aralığındaki insanlara şunu sordular: ‘Üçüncü bir gözünüz olsa, vücudunuzun neresinde olmasını isterdiniz?’ ve cevapları aldıktan sonra ‘Neden orada olmasını isterdiniz?’ sorusunu yönelttiler. İnsanların çoğu, ‘Ensemde, sırtımda ya da kafamın arkasında olsun’ gibi cevaplar vermişlerdi. İkinci nedeni sorulduğunda ise, ‘Arkamı görmek için’ cevabını vermişlerdi.

Sonrasında, bilim insanları yaş ortalamasını düşürdü ve aynı soruyu çocuklara yöneltti. Bu soruya karşı, çocuklar yetişkinlerden daha yaratıcı cevaplar vermişlerdi. Örneğin, bir çocuğun cevabı şöyleydi: ‘Üçüncü gözüm işaret parmağımın ucunda olsun, çünkü işaret parmağını kullanarak her şeyi görebilirim, hatta en küçük deliklerin içini bile.’ Bu cevap karşısında bilim insanları çocukların yaratıcılığını ve düşünme becerilerini bir kez daha gözlemlemişlerdi. Neden böyle olduğuna baktıklarında, insanların yaşlandıkça hayal gücünün, yaratıcılığının ve sorma cesaretinin yaşam koşulları, özellikle okul ve iş hayatı nedeniyle nasıl sönümlendiğini görmüşlerdi.

Bu araştırmayı okuduğumda hem gülümsemiş hem de biraz düşünmüştüm. Eğer tüm insanlar, çocuklar gibi yaratıcı düşünse, aklına gelen her şeyi öğrenmek istediğinde sormaktan çekinmese, öğrenene kadar soruları sormaktan vazgeçmese ve sorduğu kişinin peşini bırakmasa, dünya ve ülkemiz çok farklı bir yer olurdu. Büyüdükçe, soru sormaktan ve hayal kurmaktan korkan insanlara dönüşüyoruz. Aslında bu değişimin nedenlerini uzmanlar ve yetkililerin araştırması ve çocukların yaratıcılıklarını ve soru sorma yeteneklerini körelten faktörleri engellemesi gerekiyor.

Şimdi aranızdan bazıları, ‘Onur, boşuna böyle başlamazdı, yine bir şey yakalamış’ diyebilirler. Evet, aslında doğru. Bunları yazmamı sağlayan bir çocuğun annesine sorduğu basit bir soru oldu. İzin verirseniz, bu çocuğun sorduğu soruyu ve yaşadığım olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Beni tanıyanlar bilirler, hava güzel olduğunda, evimin önündeki yolda akülü aracımla tek başıma dolaşırım.

Geçtiğimiz günlerde yolda dolaşırken, karşımdan 4-5 yaşlarında bir çocuk, annesinin elinden tutarak geliyordu. Bana yaklaştıklarında, çocuk annesine dönüp, ‘Bak anne, bu abi engelli olmuş’ dedi. Annesi, ‘Evet’ diyerek başını salladı. Tabii çocuğun gözü ve ilgisi bende tam yanımdan geçerken, annesine bir daha döndü ve ‘Anne, dünyada neden engelliler var?’ sorusunu sordu. Annesi, bu soru karşısında ne diyeceğini bilemedi ve yanımdan uzaklaştılar. Bilmiyorum, sonradan çocuğun sorusuna cevap verebildi mi, ancak annenin yüzünden anladığım kadarıyla, tam cevabı bilmiyordu. Kuvvetle muhtemel ya çocuğun sorusunu yanıtsız bıraktı ya da çocuğa yanlış cevap verdi.

Peki, şimdi ben bu küçük arkadaşımızın sorusunu size yöneltmek istiyorum. ‘Sizce dünyada neden engelliler var?’

Eminim çoğunuz bu soruyu hastalıklar, kazalar veya çeşitli talihsizlikler nedeniyle engellilerin olduğunu söyleyerek yanıtlar. Ancak bence sorunun tam cevabı bunlar değil. Aslında, bu soruyu yanıtlarken kendimize şu soruyu sormalıyız: ‘Kime ve neye göre engelli?’ Çünkü bir insana hasta oldu, kaza geçirdi veya talihsiz olaylar yaşadı, bir uzvunu veya bir yeteneğini kaybettiği için engelli denmez. Zaten dünyada “engelli” diye bir varlık yoktur. Çeşitli nedenlerle engellenen insanlar vardır.

Bu insanları kim engelliyor derseniz, düşüncesizce inşa edilen binalar, düşüncesizce inşa edilen yollar ve kaldırımlar, ve tabii ki bilinçsiz ve düşüncesiz bir toplum bu engellere neden oluyor. Yani o küçük çocuk o soruyu bana sorsaydı, cevabım ve açıklamam bu şekilde olurdu. Belki de böyle anlatınca çocuğun bakış açısı değişirdi, yani ileride sorumluluk alarak engelleri kaldıran bir insan olurdu.

Bakın arkadaşlar, günümüzde yaptığımız hatalardan biri, anlatmaya çalıştığım gibi soru sormaktan ve hayal kurmaktan çekinmemizdir. Halbuki bir şeyi öğrenmek için doğru soruları sormamız gerekir. Yapay zeka diye bir şey var, ona bile doğru soruları sormazsanız, doğru cevapları alamazsınız. Gelecekte yapay zekanın büyük bir rol oynayacağını düşünürsek, doğru soruları sormayı ve mutlaka cevap istemeyi öğrenmemiz gerekir. Unutmamalıyız ki sadece doğru soruları sorarsak, doğru cevapları alırız. Hayal kurarsak, yaratıcı olursak, hayatta her şeyi başarabiliriz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*