KIRILGANLIĞIMIZIN FARKINDA MIYIZ ?

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Bazı olaylar insanların yetiştirilmesiyle ve yaşadıkları toplumla alakalıdır. Örneğin, bizim toplumumuzda çocuklar mutlaka evlenmeli öğretisiyle yetiştirilirler. Hatta bazı aileler bu öğretiyi abartıp mutlu olmak için evlenmek şarttır gibi göstererek evlenmeyenleri mutlu olamazmış gibi gösterirler. Bu şekilde yetişen çocuklar evliliği hayattaki en önemli amaç olarak görürler.

Böyle bir yetişme tarzına sahip olan çocuklar büyüdüklerinde evlenmek için her şeyi yaparlar ve çok kolayca kandırılabilirler. Özellikle zihinsel yetersizliği olan bir çocuk, ailesi ve çevresi tarafından böyle yetiştirilirse, yani hayattaki tek amacı evlilik olursa, kız ya da erkek fark etmez, o çocuk büyüdüğünde her türlü suiistimale açık bir birey olur.

Şimdi evlilik kötü bir şey mi diyeceksiniz? Tabii ki kötü bir şey değil, ancak hayattaki en büyük hedef olması da iyi bir şey değil! Çünkü bence bir insanın hayatta evlilik dışında yapabileceği çok önemli işler de vardır ve evlenmeden de mutlu olabilir. Bu yüzden açıkçası, bizim toplumumuzdaki her şeyi evlenmeye bağlama merakını anlamıyorum ve hiç de anlamayacağım.

Niye böyle başladığımı merak ediyorsunuz, değil mi? Hemen anlatayım. Az önce haber sitelerinde dolaşırken bir habere rastladım. İzin verirseniz, paylaşmak istiyorum:

“Kahramanmaraş’ta zihinsel engelli bir depremzedinin, internette tanışarak telefonla konuştuğu bir kadın üzerinden evlendirme vaadiyle bilgileri alındı, bankadan kredi çekilmek suretiyle 82 bin 500 TL dolandırıldı. Dolandırılan engelli gencin, bankaya bu parayı faiziyle 170 bin TL olarak ödeyeceği öğrenildi.

İddiaya göre, Kahramanmaraş’ta yaşayan yüzde 72 zihinsel engelli 27 yaşındaki Ökkeş Göl, internette tanıştığı bir kadınla telefonla görüştü. Kadının kendisine para yatırması istediğini kabul eden Göl, ulaşım için önce bin TL gönderdi. Kimlik ve banka bilgilerini de gönderen Göl, hesabından 82 bin 500 TL kredi çekilerek dolandırıldı.

Herhangi bir geliri olmadığı için parayı ödeyecek ekonomik durumunun da bulunmadığını aktaran Ökkeş Göl, “İnternette bir kadınla tanıştım, bana Kahramanmaraş’a geleceğini söyledi, yol parası istedi, ben de bankaya gidip bin lira para çekip onun IBAN’ına yolladım. Sonra benden hesap bilgilerimi istediler, ben de verdim. Sonra benim hesabımın üzerinden kredi çekmişler, mağdurum. Ben bu kişilerin yakalanmasını istiyorum. Parayı ödeme gücüm yok, maddi durumum yok. Babam çadırda kalıyor, ben konteynerde kalıyorum. Evimiz barkımız yok. Benim derdim mutlu yuva kurmaktı ve hayalim evlenmekti, o da olmadı” dedi.”

Herhalde haberi okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anladınız, değil mi? Maalesef, bu konularda çok kırılgan bir toplumumuz var. Soruyorum sizlere, bu arkadaşımız çevresi ve yanındaki insanlar tarafından “mutlu olmak için evleneceksin” diye yetiştirilmeseydi, bu kadar savunmasız olur muydu? Kişisel bilgilerini ve parasını hiç görmediği bir kadına verir miydi? Tabii ki vermezdi. En önemlisi, mutluluğu sadece evlenmek sanmazdı, değil mi? İşte bir insanın yetişme şekli bu kadar önemli ve hayatını doğrudan etkileyen bir şey.

Ayrıca, bu olayda bir de başkasının adına alınan bir kredi söz konusu. Zihinsel yetersizliği olan bir kişiye nasıl bu kadar çok ve kolay kredi veriliyor diye sorguladığımızda, bizim sistemlerin iyi işlemediğini görürüz. Ben yıllardan beri diyorum, engellilik kategorisi ve oranı varsa kişinin kimlik bilgilerini sorgulayınca görülmesi gerek, hatta kimliklerin üzerindeki çiplere bu bilgilerin yazılması gerek diye.

Ancak ülkemizde kurumlar ve kuruluşlar bu konuda maalesef birbirlerine bağlı çalışmıyor. Devlet bile çoğu zaman kendi verdiği engelli kimlik kartını adeta yok sayıyor. Durum böyle olunca, bu tür suiistimaller oluyor ve ne yazık ki olmaya da devam edecek. Hiç aramızda kötü niyetli yok demeyin. Eğer biz, toplum olarak biraz dikkat edersek, önlemleri alırsak, kurumlar birbirine bağlantılı çalışırsa, işin içinde ne kadar kötü niyet olursa olsun, böyle bir şey yaşanmaz. Biz de daha güvenli, daha huzurlu ve daha mutlu insanların olduğu bir ülkede yaşarız…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir- Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem gazetesi Konuşan Yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*