Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…
Bundan birkaç hafta önce, her yıl gittiğimiz gibi Aydın’ın Didim ilçesine yaz tatili için gitmiştik. Tabii ben yazmaya oradan da devam ettim. Şimdi bazılarınız, “Aman Onur, tatil diyorsun, yazı yazıyorsun.” diyecek. Arkadaşlar, tatil tüm işleri bırakmak değildir ki. Tatil dediğiniz şey, sevdiğiniz şeyleri yapmaktır. Ben de yazmayı seviyorum ve yanımda bilgisayarım ile telefonum olunca her yerde yazabilirim. Bundan niye vazgeçeyim?
Her zaman olduğu gibi yazımı da yazdım, tatilimi de yaptım. Güzel vakit geçirdim. Tabii Didim’de de Bolu’da olduğu gibi boş durmadım; insanlara bir şeyler anlatmaya ve bilgilendirmeye çalıştım. Özellikle engellenen bireylerin hakları konusunda bilinçli ve hassas biriyim, biliyorsunuz. Yani bir haksızlık ya da ters bir durum gördüğümde, konuyu da biliyorsam susmam.
Didim’de denize girmek için 3. Koy’a gittik. Oradaki şezlonglara oturduk. Ücret almaya görevliler geldi. Tabii görevlilerin çoğu bu sene başlamıştı. Ama ben engellenen bireylere 2 şezlong ve 1 şemsiyenin ücretsiz olduğunu adım gibi biliyordum. Bu yüzden, “Burada da böyle bir uygulama yok mu?” diye sorduk.
Görevli arkadaş, “Yok abi, engellenen bireyler için Altınkum Sahili’nde engelliler plajı var. Orada ücretsiz, burada değil.” dedi.
Ben de, “Emin misiniz? Bakın, olması gerekiyor. Bizi tek bir yere yönlendiremezsiniz. Ben dediğiniz yere otomobille giremem. Zaten orada denize de giremem; girsem çıkamam. Orası bana göre değil, ben burada denize girebiliyorum. Ayrıca gazeteci ve köşe yazarıyım. Belediyeye ait yerlerde bu tür uygulamalar var. Erişilebilirlik yasaları da var. Yarın size ilgili yasaları getirebilirim. Lütfen siz de araştırın.” dedim.
Görevli de, “Tamam abi, şefimize soracağım.” dedi.
Eve gittim, bilgisayarın başına geçtim. Didim Belediyesinin WhatsApp hattına, böyle bir olay yaşadığımı anlattım. Arkadaşların erişilebilirlik yasaları kapsamında yeterince bilgilendirilmediğini, geçmiş yıllardaki uygulamaları da örnek göstererek personelin bu konuda bilgilendirilmesini rica ettim.
Belediyenin WhatsApp hattından dönüş yapıldı. “İlgili birimlere konu iletilmiştir.” diye mesaj geldi.
Ertesi gün 3. Koy’a gittiğimde görevli arkadaş elinde bir formla geldi.
“Abi, böyle bir form varmış. Bunu doldurmamız gerekiyor. Engelli kimliğini veya raporunu görebilir miyim? Dediğin gibi 2 şezlong ve 1 şemsiye hakkın varmış.” dedi.
Ben de gülümsedim. Neyse, her gün o formu doldurarak hakkımı kullandım. Daha da önemlisi, başkalarına da örnek oldu. Oradaki birkaç engellenen birey de aynı şekilde bu uygulamadan yararlanmaya başladı. Eminim yaz bitene kadar onlarca engellenen arkadaşımız bu uygulamadan yararlanacak.
Şimdi soruyorum sizlere…
Ben bu hakkımı bilmeseydim ve “Bana ne.” deyip uğraşmasaydım, belediyeye yazmasaydım, acaba oradaki görevlilere bu bilgilendirme yapılır mıydı? Ya da görevliler merak edip konuyu araştırır mıydı?
Maalesef ülkemizde çoğu zaman bilgi eksikliği yüzünden böyle olaylar yaşanıyor. Yani haklar var ama bilinmediği için kullanılmıyor. Hâlbuki ben, engellenen bir birey ve vatandaş olarak bu hakları bilmek zorunda değilim. Kamu hizmeti sunan görevlilerin bu uygulamalar hakkında vatandaşları doğru şekilde bilgilendirmesi gerekmez mi? Bizde ise maalesef çoğu zaman tam tersi oluyor.
Bir de şu engellenen bireyler için yapılan plaja gelelim.
Bahsi geçen engelliler plajını da görmek istedim. Akşam saatlerinde yaptığım gözlemde herhangi bir görevliye rastlamadım. Deniz erişimini kolaylaştıran korkuluklar vardı ancak denize girişte kullanılabilecek bir amfibi sandalye göremedim. Benim bulunduğum saatlerde insanlar bu korkuluklardan tutunarak denize girmeye çalışıyordu. Acaba günün diğer saatlerinde farklı bir uygulama mı vardı, yoksa hizmet gerçekten bu kadar mıydı? Bunu doğrusu merak ettim.
Bakın sevgili yetkililer; engelli plajlarında özel görevliler ve özel ekipmanlar olmalı. İnsanlara “Burayı yaptık, buyurun.” demekle bu işler olmaz. Hele benim gibi fiziksel engeli olan bireyler için o yaptığınız yollardan tek başına denize girmek de çıkmak da hem zor hem tehlikelidir. Ve dediğim gibi Altınkum Plajı’na zaten otomobille girilmiyor. Bu gibi yerlerde bunların da düşünülmesi gerekiyor.
Sevgili engellenen arkadaşlarım, ne olur haklarınızı öğrenin. Böyle yerlerde yetkililer bilmiyorsa onları çekinmeden, korkmadan uyarın. Unutmayın; onların görevi bizi dinlemek ve elinden geldiğince bize yardımcı olmaktır. Bazen bir kişinin hakkını öğrenmesi sadece kendi hayatını değil, kendisinden sonra gelecek onlarca insanın hayatını da kolaylaştırabiliyor.
Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin katkılarıyla, Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…
Bir yanıt bırakın