OLAYIN ASIL NEDENİ NE?

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Çevremdekiler benim gözlem yeteneğimin ve görsel hafızamın çok iyi olduğunu söylerler. Düşününce gerçekten de öyle olduğunu görüyorum. Bu yazılarda ve kitaplarımda anlatmaya çalıştığım öykülerdeki bazı sahnelerin gerçek hayatta da yaşandığını görüyorum. Bu, bir yazar için iyi bir şey olsa da aslında bir kurgunun gerçek hayatta yaşanması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir şey aslında.

Şimdi beni tanıyanlar, “Onur yine bir şey yakalamış, uygun kelimeleri bulmak amacıyla top çeviriyor” demeye başladılar. Evet, bir şey yakaladım. Biraz da sinirlendim, o yüzden dikkatli yazmaya çalışıyorum. Öncelikle izin verirseniz yaşanan olayın kısa haber özetini paylaşmak istiyorum.

“Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, tekerlekli sandalyesi kullanan ortopedik engelli Salih Kara, özel halk otobüsüne binmek isterken şoförden engelli rampasını açmasını talep etti. Şoför, yanında refakatçi bulunmadığı gerekçesiyle rampayı açmayı reddetti ve taraflar arasında tartışma yaşandı. O anları cep telefonuyla kaydeden Kara’nın görüntüleri sosyal medyada büyük tepki topladı. Olayın ardından Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı vatandaştan özür dileyerek idari ve yasal sürecin başlatıldığını açıkladı. Belediye, engelli rampasını açmayan ve vatandaşa kaba davrandığı tespit edilen hat sahibi ve şoföre üç ayrı maddeden para cezası uyguladı. Salih Kara ise konuyla ilgili tazminat davası açacağını, kazanması halinde tazminatı Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne bağışlayacağını açıkladı.”

Gördünüz mü? Söyleyin: Bu olay yaşadığımız çağa yakışıyor mu? Tabii ki yakışmıyor. Ayrıca şimdi hepiniz, “Böyle şoför olur mu?” diyecek ve şoföre yükleneceksiniz. Tamam, şoförün davranışları ve yaptıkları kesinlikle doğru değil, savunulacak hiçbir tarafı yok.

Ben bu haberin kamera görüntülerini izlediğimde, engellenen arkadaşımızın video çektiğini anlayınca şoförün gidip elindeki telefona vurduğunu gördüm. Yani fiziksel olarak bir teması da var. Bu da hukuki olarak değerlendirilmesi gereken bir durum aslında.

Ancak tüm bunlara rağmen sadece şoföre odaklanırsak yanlış yaparız. Esas sisteme bakmalıyız. Mesela bu şoförler bu tür konularda eğitim alıyor mu? Çünkü “refakatçin olmadan seyahat edemezsin” demiş. Böyle bir şart yok. Zaten bu araçlardaki rampanın olması, engellenen kişinin bireysel seyahat hakkıdır. Engellenen kişi istiyorsa o rampa açılmak zorundadır. Yani refakatçi olsun ya da olmasın, bu değişmez. Acaba o direksiyonun başına geçerken bunları bilmiyor muydu?

Gerçekten merak ediyorum. Tüm belediyelere buradan sormak istiyorum: Şoför arkadaşlarınızın yeterliliği sadece ehliyetle mi ölçülüyor, başka eğitimler alıyorlar mı? Bu tür olayların olmaması için sık sık denetimler yapılıyor mu? İşte esas bizim bunları sorgulamamız gerek.

Bir de olayın başka bir tarafı daha var. Engellenen bireylerin haberlerini yayınlayan haber siteleri var. Hiçbiri bu haberi yayınlamamış. Sosyal medya olmasaydı, arkadaşımız akıl edip cep telefonuyla görüntüleri çekmeseydi bu olaydan haberimiz olmayacaktı.

Eee sevgili editörler, sevgili genel yayın yönetmenleri, siz neredesiniz? Tatile mi çıktınız, ne yaptınız? Ancak habercinin, gazetecinin tatili olmaz. Hele hele günümüzde sadece bir cep telefonu ile bile haber yapılabiliyorken hiçbir mazeret kabul edilmez. İyi ki ben o sitelerde genel yayın yönetmeni falan değilim. Zamanında bu tür yöneticilikler yaptım; hesabını sorardım. Bu tür haberler hayatı yansıtır, örnek olur ve atlanmaz.

Bakın sevgili yetkililer, değerli arkadaşlar; bu konularda artık bir şeyler yapmalıyız. Sistemleri güncellemeliyiz. Yani belediye otobüsü şoförü olmak sadece araç kullanabilmek ve ehliyet sahibi olmakla sınırlı kalmamalı. Bu şoförler aynı zamanda iletişim, öfke kontrolü, mevzuat ve ilk yardım gibi eğitimlerle de donatılmalı. Ve fark ettirmeden belirli aralıklarla kontrol edilmeliler.

Günümüzde her şeyin başında iletişim ve bilgi geliyor. Biz bu olayları yaşamak istemiyorsak, bu eğitimlerden geçmiş insanları belediye otobüsü gibi yerlerde görevlendirmeliyiz. Ben inanıyorum, bunları yapabilirsek bu tür olayları yaşamayız…

Ama asıl soru şu: Bunu ne zaman yapacağız? Yaşandıktan sonra mı, yoksa daha önce mi?

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*