<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köşe yazıları arşivleri - Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</title>
	<atom:link href="https://www.onurustaoglu.com.tr/category/konusan-yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 21:12:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.onurustaoglu.com.tr/wp-content/uploads/2022/10/cropped-simge-32x32.png</url>
	<title>Köşe yazıları arşivleri - Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DAVACIYIM ABİ !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/davaciyim-abi/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/davaciyim-abi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:15:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[adli kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Davacıyım Abi]]></category>
		<category><![CDATA[engelliye şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Mercedes Kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Sultangazi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hoşgörü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=2002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mercedes Kadir’i yıllarca sahiplenen bir toplumdan, Sultangazi’de zihinsel engelli bir bireyin sokakta darbedildiği günlere nasıl geldik?</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/davaciyim-abi/">DAVACIYIM ABİ !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe src="https://www.youtube.com/embed/SI_5xRkYqF4?si=OvGz1F3bTlADm6V8" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Farkında mısınız son yıllarda toplumumuzun hoşgörü seviyesi hızla düşmeye başladı. Şimdi bana bu tespit nereden çıktı diyeceksiniz. Her akşam eve gelince izlediğiniz haberlere bir bakın. Ya da sosyal medyada ünlü isimlerin gönderilerinin altındaki yorumlara bir göz atın. İnsanları eleştireceğiz derken hoşgörüyü unuttuğumuzu göreceksiniz.</p>
<p>Ayrıca bu sadece sosyal medyada değil, günümüzde her yerde, her zaman gerginiz ve sopa elimizde dolaşır gibiyiz. <strong>Merhaba diyene bile sopa ile karşılık veriyoruz. Bu da aslında uzmanlar ve bilim insanlarının araştırması gereken bir şey</strong>. Bakın eskiden yani 7-8 yıl önce durum nasıldı, şimdi sizlere gerçek bir olay anlatacağım.</p>
<p>“<strong>Kahramanımızın adı Mercedes Kadir. Zihinsel yetersizliği olan bir arkadaşımızdı. Elindeki sopayı hayali bir Mercedes gibi kullanıyordu</strong>. Koskoca bir şehir, Kadir&#8217;in Mercedes hayalini her şeyiyle sahiplenmişti. Kadir trafik ışıklarında duruyor, arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor, ona göre park ediyordu. Bütün şehir o &#8220;Mercedes&#8221;in farkında! Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor, bir usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını, armasını yenilerdi.</p>
<p>Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere park ettiğinde ya da “çok hızlı gittiğinde” Kadir&#8217;e ceza yazıyorlar, zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlardı! Koca bir şehir, Malatya, Kadir&#8217;in hikayesini onunla birlikte yaşıyordu.</p>
<p>Aslında Kadir&#8217;in hikayesi, şehirlerin sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan yerlere dönüşebileceğini değil; isterse hoşgörülü ve anlayışlı bir yere dönüşebileceğini gösteren bir hikayeydi.”</p>
<p>Biliyorum bu satırlar içinizi ısıttı, belki de biraz gülümsetti. Ne yazık ki günümüze geldiğimizde bu olayın tam tersinin yaşandığını görüyoruz. Şimdi sizinle geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen bir olayın kısa haber özetini paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong>“İstanbul’un Sultangazi ilçesinde, zihinsel engelli Kadir G. ile annesi Ayfer Kaya sokakta saldırıya uğradı.</strong></p>
<p><strong>Olay sabah saatlerinde Kadir G.’nin ablasının yanına gitmesiyle başladı. Sokakta karşılaştığı kişiler, Kadir G.’nin kendilerine hakaret ettiğini iddia ederek tartışma çıkardı. Tartışma kısa sürede büyüdü ve iki kişi Kadir G.’yi sopalarla darbetti.</strong></p>
<p><strong>İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri kavgayı ayırmaya çalışırken, saldırganlardan biri bu kez Kadir G.’nin annesi Ayfer Kaya’ya da vurdu. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.</strong></p>
<p><strong>Gözaltına alınan iki şüpheli, mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</strong></p>
<p><strong>Kadir G. ise yaşadıklarını, “Beni istemiyorlar, engelli olduğumu söyleyip arkamdan vurdular” sözleriyle anlattı.”</strong></p>
<p>Bunu da okuyunca sinirlendiniz biliyorum. Çünkü ben sinirlendim. Bakın, bu olayı araştırdığımda, videoları izlediğimde iki ilginç detay ile karşılaştım. Birincisi, Kadir G. yolda yürürken kendi kendine konuşmuş olabilir. Bunu yanlış anlayıp hemen sopa ile girişmek olmaz.<br />
İkincisi, Kadir G. kafası gözü sargılı bir şekilde gazetecilere konuşmuş. <strong>“Davacıyım abi”</strong> diyor. Zihinsel engelli diye tanımlanan birinden bunu duyunca insan ister istemez şunu düşünüyor: Asıl sorun kimde?</p>
<p>Ayrıca şunu da anlayamadım; gerçi karakoldaki ifadeleri bilmiyoruz ama olayın güvenlik kamerasından çekilmiş görüntüleri mevcut. Saldırganlar sopa ile saldırıyorlar. Bu eylemi yapanlar nasıl tutuksuz yargılanıyor? sorusu insanın aklını kemiriyor. İster istemez acaba bizim yasalarımız ve kanunlarımız yetersiz mi diye düşünmemize neden oluyor.</p>
<p><strong>Çünkü görüntülerde zihinsel engeli olan arkadaşımızı darp ediyorlar, annesini de tartaklıyorlar. Sonra da tutuksuz yargılama çıkıyor. Bu olur mu, siz empati yaparak söyleyin? </strong>Evet, bu soruları soruyorum diye kimileri bana kızabilir ama siz de biliyorsunuz bu sorunları bu şekilde çözemeyiz.</p>
<p>Peki çözüm için ne yapmalıyız konusuna gelince; az önce verdiğim Mercedes Kadir örneğinde olduğu gibi toplumsal olarak hoşgörü ve empati duygumuzu arttırmalıyız. Mesela bu tür insanların oyunlarına biz de katılmalıyız<strong>. Biliyorum bu dediklerim hızla değişen hayat şartlarında zor geliyor. Yani hiç kimse bir diğerinin halinden anlayacak durumda değil şu an ama bakın çok değil, 7-8 sene önce bunu yapabiliyormuşuz.</strong> Tabii bir de hukukçular ve yasa yapıcılar yasalarımızı kontrol etmeli, eğer bir boşluk varsa kapatılmalı ve cezalar caydırıcı hale getirilmeli.</p>
<p>Ben inanıyorum, eğer biz bunları yapabilirsek bu tür olayların yaşanmasını engelleriz. Daha hoşgörülü, daha adaletli, insanların daha mutlu olduğu bir ülkede yaşarız…</p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fdavaciyim-abi%2F&amp;linkname=DAVACIYIM%20AB%C4%B0%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/davaciyim-abi/">DAVACIYIM ABİ !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/davaciyim-abi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YILLARDIR ÇÖZÜLMEYEN SORUN!</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/yillardir-cozulmeyen-sorun/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/yillardir-cozulmeyen-sorun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 21:15:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Erişilebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kaynaştırma Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorunlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelli öğrencilerin eğitimde yaşadığı erişim sorunları ve kaynaştırma sistemindeki eksikler. Yıllardır çözülmeyen bu problem bir zihniyet meselesi mi?</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/yillardir-cozulmeyen-sorun/">YILLARDIR ÇÖZÜLMEYEN SORUN!</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe src="https://www.youtube.com/embed/C31chZ8VXs8?si=gEmnD5L_HriDvELB" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Biliyorsunuz, yaklaşık 15 yıldır aktif olarak gazetecilik ve yazarlıkla uğraşmaktayım. Engelleri ve engellenenleri anlatmaya çalışıyorum. Bazen arşive dönüp eski yazılarımı okuduğumda, çoğunun güncelliğini koruduğunu, yani anlattığım problemlerin devam ettiğini görüyorum. Aslında bu bir gazeteci için güzel bir şey olsa da yetkililer tarafından hâlâ “Neden bunlar yaşanıyor?” diye düşünülmesi gerekir.</p>
<p>Beni tanıyanlar ve bu yazıyı takip edenler, “Onur yine bir şey yakalamış ve biraz da sinirli, kelimeleri dikkatli seçmek için top çeviriyor” diyecekler. Evet, birazcık sinirli olduğum doğru. Az önce NOW Haber kaynaklı bir haber izledim. Sonra <strong>“Neymiş bu olay?” diye biraz araştırdım ve ne yazık ki yıllardır defalarca yaşanan, benim de defalarca anlatmaya çalıştığım olayların benzeri bir durumun yaşandığını üzülerek gördüm.</strong></p>
<p>Şimdi izninizle haberden kısa bir özet paylaşmak istiyorum.</p>
<p>“Serebral palsi tanısı bulunan ilkokul 4. sınıf öğrencisinin eğitim gördüğü okulda, ihtiyaç duyduğu desteğe erişimde sorun yaşandığı iddiası gündeme geldi. Aile, öğrencinin kayıt sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını, yasal haklarını hatırlatmalarının ardından çocuğun okula kabul edildiğini ifade ediyor.</p>
<p>Babanın anlatımına göre öğrenci, günlük yaşamında destekle hareket edebiliyor ve okula erişim sürecinde de yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak okul yönetiminin refakatçi desteğini sınırlandırdığı ve öğrencinin okula ulaşımında yeni engeller oluştuğu öne sürülüyor.</p>
<p>Aile ayrıca, engelli bireyler için kullanılan aracın okul kapısına girişine izin verilmediğini; buna karşın servis araçlarının aynı kapıyı kullanmaya devam ettiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Okul kapısı engelli aracına kapalı, servis araçlarına ise açık. Bu tablo, erişilebilirlik konusundaki yaklaşımın ne kadar sorunlu olduğunu tek başına anlatmaya yetiyor</strong>.</p>
<p>Olayı gündeme taşıyan NOW Haber, konunun eğitimde erişilebilirlik ve engelli öğrencilerin hakları açısından tartışma yarattığını aktardı. Uzmanlar ise gerekli düzenlemelerin yapılmamasının yalnızca bir ihmal değil, bir hak ihlali anlamına gelebileceğine dikkat çekiyor.”</p>
<p>Şimdi neden sinirli olduğumu anladınız mı? Bu olaylar yaşadığımız çağa yakışıyor mu? Öncelikle ben de aynı rahatsızlığı paylaştığımı ve bu olayları yaşamayayım diye büyüklerim tarafından evde yetiştirildiğimi söylemek isterim. Ancak benim zamanım 40 yıl öncesiydi. 40 yıldan bu yana hiç mi bir şey değişmedi? Bu olay yaşandığına göre değişmemiş gibi görünüyor.</p>
<p>İyi de lafa gelince yasalarımız var, şöyle okullarımız var, böyle eğitim merkezlerimiz var diyoruz. Her şey varsa bu ve benzeri olaylar neden yaşanıyor? Bence esas sorun yasalarımızda ya da okullarımızda değil; esas sorun kurduğumuz sistemlerde ve yöneticilerimizin bakış açısında. <strong>Mesela ben çok merak ediyorum: Bu okulda bu soruna neden olan yöneticiler nasıl bir bakış açısına sahip?</strong></p>
<p><strong>Çünkü “Bu çocuk eğitim alacak da ne olacak?” anlayışı, çözüm değil sorunun kendisidir.</strong></p>
<p>Bir de şöyle bir sorun var: Devlet, kaynaştırma sınıflarına bu tür öğrencileri veriyor. Ancak o sınıftaki öğretmen ve öğrencilerin yeterliliğine çoğu zaman bakmıyor. Durum böyle olunca da bu tür olaylar kaçınılmaz hâle geliyor.</p>
<p>Peki bu tür olayları nasıl önleriz?  ilk önce eğitim sistemimizden başlamalıyız. Hız ve ezbere dayalı, şu anda uygulanan eğitim sistemimizi; insanların yaratıcılığını geliştiren, öğrenmeye teşvik eden bir sistem hâline getirmeliyiz. Sonra eğitimcilerimizi ve idarecilerimizi yetiştirirken, ucundan kıyısından da olsa özel eğitim vermeliyiz. Yani diyelim ki okuluna ya da sınıfına böyle bir öğrenci geldiğinde ne yapılacağını, nasıl davranılacağını bilmeli ve şaşırmamalı. Çünkü bir sınıfta öğretmen şaşırırsa, öğrenciler de kontrolü kaybeder.</p>
<p><strong>Bu dediklerime kızanlar olabilir ama düşünürseniz, bu tür olayların kökenine inildiğinde durumun anlattığım gibi olduğu görülecektir. Bakın, hepimizin amacı eşit ve özgür bir dünyada yaşamaktır ve tüm insanlar eğitim gibi konularda eşit haklara sahiptir. Ben inanıyorum ki bu büyük resim görülür, bakış açıları değişir ve gençlerin enerjisi dışlanmadan sistemler yeniden şekillendirilirse bu sorunların üstesinden gelebiliriz. Aksi hâlde biz bu sorunları yaşamaya devam ederiz, ben de yazmaya.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca &#8211; Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar&#8230;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fyillardir-cozulmeyen-sorun%2F&amp;linkname=YILLARDIR%20%C3%87%C3%96Z%C3%9CLMEYEN%20SORUN%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/yillardir-cozulmeyen-sorun/">YILLARDIR ÇÖZÜLMEYEN SORUN!</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/yillardir-cozulmeyen-sorun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KENDİNİ KÜÇÜK GÖRME !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/kendini-kucuk-gorme/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/kendini-kucuk-gorme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 12:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#CesurOl]]></category>
		<category><![CDATA[#EngelliBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#KendiniKüçükGörme]]></category>
		<category><![CDATA[#SorunlarıPaylaş]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalFarkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[#Yetkililerleİletişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendini küçük görmek, susmayı beraberinde getirir. Oysa sorunlar ancak konuşuldukça görünür ve çözüm bulur.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/kendini-kucuk-gorme/">KENDİNİ KÜÇÜK GÖRME !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/yj8yTeVdbso?si=KwITVsg0IZslB4eQ" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Hiç kendinizi karşınızdaki insandan zayıf ve güçsüz hissettiğiniz oldu mu? Mesela onun yaptıklarını sizin yapamayacağınızı düşündüğünüz… Bizler toplum olarak çoğu zaman bu düşünceye kapılırız. <strong>Kendimizi o kadar aşağıda ve o kadar yeteneksiz görürüz ki hiçbir şeyi kendimize yakıştıramayız. “Ben başaramam.” deriz. “O güzel kız bana bakmaz.” “O yakışıklı adam beni fark etmez.” Ve hep bizi yönetecek bir figür, bir üst merci ararız.</strong></p>
<p>Bilmiyorum, bu belki de atalardan gelen bir alışkanlık… <strong>Ama şu bir gerçek ki lider olarak gördüğümüz kişileri aslında biz seçeriz.</strong> Seçtikten sonra ise bunu unutup onlardan çekinir, hatta korkarız. Bu da işin en ilginç tarafı. Mesela ben bunu sık sık anlatırım: Bir ülkeyi ya da bir şehri yöneten kişileri biz seçiyoruz, değil mi? Seçmemizin nedeni de yaşanan sorunları çözmeleri… Peki biz bir sorun yaşadığımızda neden onlara söylemekten çekiniyoruz? Zaten görevleri bizim sorun yaşamamamızı sağlamak değil mi?</p>
<p>İşte tam bu noktada kendimizi küçük görme sorunumuz başlıyor. Kendi seçtiğimiz insanları gözümüzde büyütüyor ve konuşmaya bile çekinir hale geliyoruz. Bunları neden anlattığımı merak ediyorsunuz, değil mi? Hemen açıklayayım.</p>
<p>Biliyorsunuz, benim gece gündüz bütün iletişim kanallarım açıktır. Gelen mesajları ve mailleri okur, haberleri ve sosyal medyayı takip ederim. Geçtiğimiz günlerde engelli bir çocuğu olan bir anneyle bu anlamda bir sohbetimiz oldu. Çocuğu okula gidiyormuş ancak okulun bazı yerleri tekerlekli sandalyeye uygun değilmiş. Bana “Ne yapmalıyım?” diye sordu. Ben de okul yönetimiyle, gerekirse müdürle görüşmesini ve sorunları doğrudan anlatmasını söyledim. Ama bana, “Ben çekiniyorum<strong>… Koskoca müdür beni dinler mi, ya bana kızarsa?”</strong> dedi.</p>
<p>Bakın, yöneticiler bu sorunları dinlemek ve çözmek için oradalar. Bu onların görevi. Çekinmeden yaşadığınız problemleri anlatmalısınız, dedim. Ben böyle deyince kadın müdürle görüşmüş, yaşanan engelleri göstermiş. Müdür de gerekenin yapılacağını söylemiş ve bir hafta içinde fiziksel sorunlar giderilmiş. Kadın bana tekrar mesaj attı, teşekkür etti. <strong>Ben de ona şunu söyledim: “Ben bir şey yapmadım, siz yaptınız. Ne olur böyle şeylerden çekinmeyin. Yetkililer o makamlarda bize hizmet etmek ve sorunları çözmek için bulunuyor. Siz söylemezseniz, onlar bu sorunları nasıl bilecek?”</strong></p>
<p>Biliyorsunuz, ben yazarlığa ve gazeteciliğe başladığımdan bu yana her platformda, özellikle yaptığım ve katıldığım etkinliklerde, karşıma kim gelirse gelsin, makamı ne olursa olsun herkesi eşit görmek gerektiğini anlatmaya çalışıyorum. Ekip arkadaşlarımdan da tek istediğim budur: <strong>Kim olursa olsun, hitap ederken abartmayın. Makamı ne olursa olsun o da bir insan. Saygı çerçevesinde, insan gibi davranmak yeterlidir.</strong> İnanın, insanlara sahnede isimleriyle ya da “abi, abla” diyerek hitap etmek, anlatmak istediğinizi daha etkili hale getiriyor. Bunu yaşayarak görüyorum. <strong>En önemlisi de böyle olunca kimse çekinmiyor, ortam bir anda eşitleniyor ve herkes rahatça konuşabiliyor</strong>.</p>
<p>Bence olması gereken de bu. Makamı, görevi ne olursa olsun herkes birbirine soru sorabilmeli, kendini ifade edebilmeli. Sevgili engelli bireyler ve değerli aileleri, buradan sizlere seslenmek istiyorum: Biliyorum, her zaman karşılık bulmayabiliriz ama susarak hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Bu yüzden ne olur yaşadığınız sıkıntıları ve sorunları yetkililerle paylaşmaktan çekinmeyin. <strong>“O beni dinlemez” demeyin. Kendinizi güçsüz görmeyin</strong>. Çünkü o makamlarda bulunmalarının nedeni de tam olarak bu. Bunu lütfen unutmayın.</p>
<p>Keşke yıllar önce yaptığımız, engelli bireylerin, ailelerin ve yetkililerin bir araya gelip sohbet ettiği toplantılar tekrar yapılsa… İnanın, yaşadığımız pek çok sorun konuşuldukça azalır, paylaşıldıkça çözülür. Çünkü en büyük hatalarımızdan biri, birbirimizi dinlemeden hareket etmek. Çekinmek, susmak… <strong>Belki de artık bir araya gelip konuşmanın, paylaşmanın ve birlikte çözüm aramanın zamanı çoktan gelmiştir.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla, Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fkendini-kucuk-gorme%2F&amp;linkname=KEND%C4%B0N%C4%B0%20K%C3%9C%C3%87%C3%9CK%20G%C3%96RME%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/kendini-kucuk-gorme/">KENDİNİ KÜÇÜK GÖRME !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/kendini-kucuk-gorme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SIKIŞMIŞ MUTLULUKLAR !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/sikismis-mutluluklar/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/sikismis-mutluluklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 21:15:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#EngelliBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatDersleri]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedya]]></category>
		<category><![CDATA[#yaşamyazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk aslında eksik değil. Onu yanlış yerde arıyor ve hayatı fark etmeden ıskalıyoruz. İşte kaçırdığımız gerçekler…</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/sikismis-mutluluklar/">SIKIŞMIŞ MUTLULUKLAR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/gd_5YMegZb0?si=-kdatKDpmUu1ncES" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Evet, bir haftalık kısa bayram tatilinin ardından yine karşımda, benden bir şeyler anlatmamı bekleyen boş bir sayfa var. Ve başlıyorum… En sevdiğim ve beni mutlu eden işlerden birini yapmaya, yazmaya başlıyorum.</p>
<p>Aslında hayatta bir insanın mutlu olduğu işi yapması ve mutlu olduğu insanlarla birlikte olması ne kadar önemli, değil mi? Ben bu konuda biraz şanslıyım sanırım. Sevdiğim işi, birlikte zaman geçirmekten keyif aldığım insanlarla yapıyorum.</p>
<p>Hazır mutluluktan söz açılmışken, size bir soru sorsam: <strong>“Siz mutlu musunuz?” </strong>Cevabınız ne olurdu?</p>
<p>Şimdi böyle sorunca, yıllar önce Okan Bayülgen’in programında yayınlanan bir sokak röportajı aklıma geldi. Yolda yürüyen bir adama muhabir <strong>“Mutlu musunuz?”</strong> diye soruyordu. Adamın verdiği cevap ise şöyleydi:<br />
“<strong>Kızım sanane, o hanımla bizim aramızda… seni ilgilendirmez.</strong>”</p>
<p>Bu cevap karşısında programdakiler kahkahalara boğulmuştu. Ben de o an gülmüştüm. Ama sonradan düşündüğümde aslında bunun pek de komik olmadığını fark ettim.</p>
<p>Belki de o adam mutluluğu sadece hayatının küçük bir kısmına sıkıştırmıştı. Düşünsenize… Günümüzde pek çok insan “mutluluk” denince benzer bir cevap vermez mi?</p>
<p>İşimizde mutlu değiliz, sokakta mutlu değiliz, akşam televizyon başına geçtiğimizde iç açıcı haberler almıyoruz. Ekonomik sıkıntılar ortada, gelecek kaygısı ortada…</p>
<p>Böyle olunca insanın mutluluğu dar bir alana hapsetmesi şaşırtıcı değil. Çünkü aklına gelen tek yer, gerçekten mutlu olabildiği o dar alan oluyor.</p>
<p>Oysa bu böyle olmamalı. İnsanlar hayatın her alanında küçük de olsa mutluluk bulabilmeli. <strong>Hatta bu durum, sadece bireysel değil toplumsal olarak da ele alınmalı; mutsuzluğa neden olan etkenler araştırılmalı ve azaltılmaya çalışılmalı.</strong></p>
<p>Günümüzde mutsuzluğun sebeplerinden biri de bence sosyal medya. “Sosyal medya insanı neden mutsuz etsin?” diye düşünebilirsiniz. Ama algoritmalar ve paylaşımlar, insanlara sürekli bir şeyleri eksikmiş gibi hissettiriyor.</p>
<p>Birileri bir ürün kullanıyor, bir şeyler alıyor, bir hayat yaşıyor… İnsan da ister istemez “Onda var, bende neden yok?” diye düşünmeye başlıyor. İhtiyacı olmasa bile alıyor, alıyor… Bir noktadan sonra şartlar yetmemeye başlıyor. Alamadıkça da kendini eksik ve mutsuz hissediyor.</p>
<p>Oysa insan mutlu olmak için o kadar çok şeye ihtiyaç duyan bir varlık değildir. <strong>Ben kendimden örnek vereyim: Bazen bir gülümseme, kısacık bir mesaj bile mutlu olmam için yeterlidir. Bir çiçeğin açması ya da uğraştığım balıkların yavrulaması… Emek verdiğim şeylerin karşılık vermesi beni mutlu eder.</strong></p>
<p>Bir engellenen birey olarak, mutlu olmak için çok büyük şeylere ihtiyacım yoktur.</p>
<p>Aslında bu konu herkes için önemli ama engellenen bireyler için çok daha hassas bir noktadır. Çünkü tüm zorluklara rağmen mutlu olmayı öğrenmek, hayatı sürdürebilmenin en önemli yollarından biridir.</p>
<p>Maalesef günümüzde bunu unutmaya başladık. Şimdi bazıları “Mutlu olmaya bile vaktimiz yok” diyecektir. Ama bunu söyleyenler, farkında olmadan hayatlarını ıskalıyor.</p>
<p>Engellenen bireyleri ve ailelerini gözlemlediğimizde bu durumu sıkça görürüz. En kolay yol seçilir: <strong>“Al şu tableti, telefonu, beni rahat bırak.”</strong></p>
<p>Ama bu şekilde kimse gerçekten mutlu olmaz.</p>
<p>Artık engellenen bireyleri susturmak için tablet ve telefonları bir araç gibi kullanmaktan vazgeçmeliyiz<strong>. Bazen sıcacık bir gülümseme, samimi bir sarılma; inanın her şeyden daha değerlidir ve çok daha kalıcı bir mutluluk sağlar.</strong></p>
<p>Günümüzde sıkça duyduğumuz <strong>“mutluluk hormonu”</strong> diye bir kavram var. Aslında tek bir hormon insanı mutlu etmez. Araştırmalara göre, kendimizi iyi hissettiğimiz anlarda; sevdiğimiz insanlarla birlikteyken, güvende hissettiğimizde ya da bir işi başarıyla tamamladığımızda birden fazla hormon birlikte çalışır ve biz o anı “mutluluk” olarak hissederiz.</p>
<p><strong>Bu yüzden, başta bahsettiğim röportajdaki amca gibi mutluluğu dar alanlara sıkıştırmamak gerekir.</strong></p>
<p><strong>Çünkü aslında eksik olan mutluluk değil… onu fark etmemek ve hayatı ıskalamaktır.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fsikismis-mutluluklar%2F&amp;linkname=SIKI%C5%9EMI%C5%9E%20MUTLULUKLAR%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/sikismis-mutluluklar/">SIKIŞMIŞ MUTLULUKLAR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/sikismis-mutluluklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇÖMELEREK Mİ KONUŞALIM?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/comelerek-mi-konusalim/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/comelerek-mi-konusalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 21:15:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#Empati]]></category>
		<category><![CDATA[Engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1988</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişimde saygı bazen kurallarda değil, karşımızdaki insanı farklı hissettirmemekte saklıdır. Peki doğru yöntem gerçekten hangisi?</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/comelerek-mi-konusalim/">ÇÖMELEREK Mİ KONUŞALIM?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/nJd2bRnCRJw?si=DjWW-ZC5nQhiyuYs" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
</span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Biliyorsunuz içinde bulunduğumuz çağ iletişim ve bilgi çağı. Dolayısıyla bu çağda insanların birbiriyle doğru iletişim kurması çok önemli ve değerli; her kapıyı açabilecek, her engeli kaldırabilecek bir güç. Yani doğru iletişim kurmayı bilen insanlar hayatta hep başarılı olurlar. Hatta bunu keşfeden büyük firmalar ve şirketler çalışanlarını mutlaka bir iletişim kursuna gönderir ya da CV’sinde iletişim eğitimi olanları seçer.</p>
<p>Ama burada iletişim deyince herkesin aklına güzel ve akıcı konuşma geliyor. Bu işi bilmeyenler sadece bunların yeterli olduğunu sanıyorlar. Halbuki doğru iletişimde sadece sözlü iletişim yetmez; beden dili ve yaptığınız hareketler de çok önemlidir.</p>
<p>Şöyle örnek vereyim. Akşam eve geldiniz, kadın ya da erkek fark etmez. Gülümseyen bir yüz ve tatlı bir ses tonu ile eşinizin sizi karşılamasını mı istersiniz<strong>? Yoksa asık suratla “ ne haber laa”</strong> diyen bir eş mi size daha iyi gelir?</p>
<p>Şimdi burada herkes biraz gülümsedi farkındayım. Ama ülkemizde maalesef ikinci seçenek daha fazla oluyor, sonra da tartışmalar çıkabiliyor. Bu yüzden her yerde ve her şartta doğru iletişim kurmak çok önemli.</p>
<p>Şimdi bu konu nereden çıktı diye soran arkadaşlar olabilir, hemen açıklıyorum.</p>
<p>Ben böyle şeylere meraklıyımdır. Geçenlerde bir hocanın engellenen bireylerle nasıl iletişim kurulabileceğini anlatan bir videoya rastladım. Çok da değerli bir hoca; hep engellenen bireylerle ilgili çalışmalar yapar. Neyse, eğitimin bir yerinde tekerlekli sandalyedeki bireylerle ayakta konuşmayın, çömelerek göz hizasına inip öyle konuşun dedi. Açıkçası bu bana garip geldi.</p>
<p>Hemen yorum yazdım.<br />
<strong>“Hocam yüz yüze konuşmak elbette iyi ancak dediğiniz yöntem beni rahatsız eder. Önümde birinin eğilmesi ya da çömelmesi kendimi farklı hissettirir. Çok uzun konuşacaksak bir yere oturmak daha iyi bir yöntemdir. Bir şeyler derken bana farklı hissettirmemeniz gerek.”</strong> dedim.</p>
<p>Hoca da hemen cevap yazmış. <strong>Yapılan araştırmalarda 400 tekerlekli sandalye kullanıcısı böyle iletişim kurmayı tercih ettiğini söylemiş, o yüzden öyle anlatıyorum dedi.</strong></p>
<p>Evet, yüz yüze göz hizasında iletişim kurmak her zaman daha iyidir, bu doğru. Ancak ben başka bir şeyden bahsediyorum. Ben tekerlekli sandalyedeyken birinin önümde diz çökmesi ya da çömelmesi beni oldukça rahatsız eder. <strong>Ne oluyor, evlenme mi teklif edeceksin derim. Gülmeyin ama öyle yani.</strong></p>
<p>Şaka bir yana… Aslında bence hoca benim demek istediğimi çok iyi anladı. Çünkü engellenen bireylerle konuşurken onları farklı hissettirmemeniz lazım. Kısa boylu biriyle konuşurken nasıl eğilmiyorsak, tekerlekli sandalye kullanıcıları ile konuşurken de eğilerek ya da çömelerek konuşmamamız gerek.</p>
<p>Bakın şimdi size bir örnek vermek istiyorum. Şu anda bu yazıyı seslendiren Meryem ile yaklaşık 15 yıl önce tanıştık<strong>. İlk tanıştığımızda bana abi abi diye koşup sarılmıştı ve ondan sonra mümkün olduğu kadar benimle vakit geçirmeye çalıştı. Ve biz nerede olursak olalım iletişimi kaybetmedik.</strong></p>
<p><strong>Bu süre içinde Meryem’in hiç önümde eğildiğini hatırlamıyorum. Yani kendimi farklı hissettirecek bir şey yapmadı.</strong> Ve şöyle diyebilirim: <strong>ben başarılıysam bunda Meryem’in ve Meryem gibi arkadaşlarımın çok büyük payı vardır. </strong>Çünkü bana engellenen bir birey olduğumu hissettirmezler. Tam tersi “sen hepimizden daha özgürsün” derler.</p>
<p>Yani yıllardır Meryem’le kurduğumuz iletişim aslında bu işlere bir örnektir.</p>
<p>Şimdi bir düşünün: iletişim derslerinde gösterilen iletişim şekli mi doğru, Meryem’le bizim aramızdaki iletişim mi doğru? Siz karar verin.</p>
<p>Sevgili iletişim hocalarımız, değerli yetkililer; lütfen birazcık gözlem yapın, birazcık empati yapın. Engellenen bireylerin yerine koyun kendinizi. Eğitim verirken bazı şeyleri doğru diye diretmeyin.</p>
<p>Dünyada ve Türkiye’de milyonlarca engellenen birey var. “400 kişiye sordum öyle dedi” olmaz. <strong>Bu işlerde tek bir doğru yoktur.</strong></p>
<p><strong>Bırakın insanlar o anda nasıl uygun görüyorlarsa öyle davransınlar. İnanın bu iletişimde en iyi yoldur ve bu yol izlendiğinde içgüdüsel olarak en iyi iletişim şekli bulunur zaten.</strong></p>
<p><strong>Yeter ki içimizden geçeni söylemekten ve yapmaktan korkmayalım, çekinmeyelim…</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fcomelerek-mi-konusalim%2F&amp;linkname=%C3%87%C3%96MELEREK%20M%C4%B0%20KONU%C5%9EALIM%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/comelerek-mi-konusalim/">ÇÖMELEREK Mİ KONUŞALIM?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/comelerek-mi-konusalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PARALEL EVREN TANIDIK MI?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/paralel-evren-tanidik-mi/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/paralel-evren-tanidik-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 21:15:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#8Mart]]></category>
		<category><![CDATA[#ÖzelGünler]]></category>
		<category><![CDATA[#ParalelEvren]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalFarkındalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paralel evrendeki bir hikâye üzerinden farkındalık günlerini sorgulayan bir yazı. Özel günler gerçekten sorunları çözüyor mu?</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/paralel-evren-tanidik-mi/">PARALEL EVREN TANIDIK MI?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/Gz8hJBuw8_Y?si=qWQDxBxbVk9_lFXY" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
</span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Paralel evrendeki bir dünyada yaşayan insanlar çok unutkandı. İnsanların bu durumuna göre bazı devletler, “farkındalık günleri” adı altında bir şeyleri hatırlatmak amacıyla özel günler icat etmeye başladı. Dayı Günü, Kardeş Günü, Anne Günü, Baba Günü, Kadın Günü, Erkek Günü, Engelli Günü… Aklınıza ne gelirse vardı.</p>
<p>Başta amaç basitti: İnsanlara insanca davranmayı hatırlatmak.</p>
<p>Ama yıllar geçtikçe bir gariplik oldu. Hatırlatmak için konulan günler, hatırlamamak için kullanılan günlere dönüştü.</p>
<p>Dayı Günü’nde dayılar aranır, ertesi gün miras kavgası kaldığı yerden devam ederdi.<br />
Kadın Günü’nde çiçekler dağıtılır, bir sonraki sabah bağırışlar yeniden yükselirdi.<br />
<strong>Engelliler Günü’nde rampalar boyanır, ertesi hafta önüne araba park edilirdi.</strong></p>
<p>Takvim kabardıkça vicdan inceldi.<br />
Devletler memnundu. Çünkü insanlar hatırladıklarını sanıyordu.<br />
İnsanlar da memnundu. Çünkü görevlerini yaptıklarını sanıyordu.</p>
<p>Bir gün küçük bir çocuk takvime baktı. Yılın üç yüz altmış beş günü özel gün olmuştu.<br />
<strong>Çocuk, akşam olunca babasıyla TV haberlerini izlerken sordu:<br />
“Baba, bu kadar çok gün var, bazı şeyleri unutmamamız için yapılan. Ama şu haberlere, olaylara bak ve söyle, bu günlerin ne faydası var?”</strong></p>
<p>Evet, kendi yazdığım bir öyküyü paylaşarak başlamak istedim yazıma. Biliyorum, yine öyküyü yarım bıraktım diye kızacaksınız bana ama ne yapayım, huyum böyle. Ayrıca 2 gün sonra 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Hazır böyle bir gün yaklaşırken, öyküdeki soruyu ben de size sormak istiyorum:</p>
<p><strong>Bu özel günler ne işe yarıyor? </strong>Mesela 8 Mart, paralel evrendeki dünyada sabahtan akşama kadar tarlada çalışan Ayşe’nin 8 Mart’tan haberi var mı? Peki yine o öyküdeki dünyada şiddete maruz kalan Elif’in 8 Mart’tan sonra hayatında ne değişiyor? Örneğin soruyu soran çocuğun, babasıyla izlediği haberlerdeki kadın cinayetleri konusu 8 Mart’tan sonra azalıyor mu ya da bitiyor mu? Yoksa senede bir gün hatırlayıp çiçek verip sonra unutuyorlar mı bazı şeyleri?</p>
<p>Ne o paralel evrendeki dünya tanıdık mı geldi, yoksa bir yerden? Acaba siz o dünyada yaşasanız ne yaparsınız? Çok soru sordum, değil mi? Ama ne olur, o paralel dünyayı ve sorduklarımı bir düşünün.</p>
<p>Aslında şöyle de bir şey var: Sonradan icat edilen günlere bir bakın. Özellikle toplumun dezavantajlı diye tanımlanan kesimleri için yapılan günler hep bu şekilde.</p>
<p>Mesela Dünya Engelliler Günü 3 Aralık’ta yapılır. Aslında yetkililerin susup engellenenlerin konuşması gereken bir gündür bence, ama nedense hep yetkililer konuşur. Hatta son yıllarda yetkililer konuşmalarında 3 Aralık gününü kutlamaya başladılar. Onlar böyle yapınca toplum da öyle yapmaya başladı. <strong>Sorunların, sıkıntıların konuşulacağı bir gün adeta bir bayram gibi kutlanmaya başladı. Bu da bence 8 Mart’ta kadınlara çiçek verip geçmekle aynı şey.</strong></p>
<p>Ben bu yüzden sonradan icat edilmiş bu günleri sevmiyorum. Son yıllarda o günlerde hiçbir etkinlik yapmamaya çalışıyorum. Bizim amacımız sorunları çözmekse, bu yılda bir günle çözülmez. Bu günleri bayrammış gibi kutlayarak bir yere varılmaz. Aksine sorunlar daha da büyür.</p>
<p>Bazen düşünüyorum: Öyküdeki paralel evrende ve bizim yaşadığımız dünyada keşke böyle günler hiç olmasa diye. Çünkü bence bu günler, farkındalık maskesi altında insanların ayrıştırılmasına neden oluyor. Bizim ayrıştırılmaya değil, gerçek sorunları konuşup çözüm yolları aramamız gerekiyor.</p>
<p><strong>Bir de bence böyle günlerle uğraşmaktan çok, dünyada yaşadığımız her günü İnsanlar Günü olarak ilan etmeliyiz. Her bir insanın eşit, özgür ve rahat yaşaması için çalışmalıyız. İnanın bana, böyle bakabilirsek, birçok sorunu ve engeli aşmış oluruz.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi, Konuşan Yazılar</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fparalel-evren-tanidik-mi%2F&amp;linkname=PARALEL%20EVREN%20TANIDIK%20MI%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/paralel-evren-tanidik-mi/">PARALEL EVREN TANIDIK MI?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/paralel-evren-tanidik-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONTROLSÜZ YARDIM TEHLİKELİDİR!</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/1980-2/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/1980-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 14:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#BilinçliDayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[#DolandırıcılığaDur]]></category>
		<category><![CDATA[#EngellenenBireyler]]></category>
		<category><![CDATA[#İyiNiyetAmaDikkat]]></category>
		<category><![CDATA[#KontrolsüzYardım]]></category>
		<category><![CDATA[#RamazanDayanışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kontrolsüz yardımın suistimale nasıl zemin hazırladığını anlatan bu yazı, engellenen bireylere yönelik algıları sorguluyor ve bilinçli dayanışma çağrısı yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/1980-2/">KONTROLSÜZ YARDIM TEHLİKELİDİR!</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/LlIMDkA8jHk?si=f-8N-o3bf_CfRy50" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Hayatta bazı şeyleri anlamadığınız oldu mu? Sizi bilmem ama benim anlayamadığım ve hiç de anlayamayacağım şeyler vardır. <strong>Bunları hep “Niye böyle?” diye sorgularım.</strong> Aslında bu sorgulama olayı da birçok kişinin hoşuna gitmez. Çünkü günümüzde sorgulamayan insanlardan oluşan bir toplum olmaya başladık. Bir tek yapay zekâ uygulamalarını sorguluyoruz; onu da sistemin açığını bulmak için sorguluyoruz. “Bu niye böyle?” diyen çok azdır.</p>
<p>Mesela, engellenen bireylere insanlar niye yardım etmek ister? Kendinden farklı olduğu için mi, yoksa tekerlekli sandalye kullandığı için mi? <strong>İyi de tekerlekli sandalye kullanmanın gözlük kullanmaktan ne farkı var ki? İki cihaz da insanların hayatını kolaylaştırmak için yapılmış şeylerdir. </strong>Gözlük kullanan birine, yardım istemeden gidip yardım eder misiniz?</p>
<p>Yardımdan konu açılmışken aklıma geldi. Biliyorsunuz, içinde bulunduğumuz Ramazan ayı herkesin birbirine yardım ettiği, her zamankinden daha fazla kenetlendiği, dayanışma içinde geçen bir aydır. Ancak bu yardımları sorgulamadan yaparsanız? Para isteyen herkese, “yardım” adı altında para verirseniz, olmaz.</p>
<p>Bakın, böyle dayanışma ve yardımların yapıldığı aylarda özellikle engellenen bireyler suistimal malzemesi olabiliyor. Bunu yıllar önce yaşanmış bir olayla anlatayım.</p>
<p>Bir gün iki arkadaşım bir kafede oturuyorlarmış. Benden dolayı bu işleri biliyorlar ve son derece hassaslar. Onlar otururken kafeye bir adam girmiş<strong>: “Ben şu dernekten geliyorum, engelli çocuklar için para topluyoruz. Bize destek olur musunuz?”</strong> diye başlamış para toplamaya. Arkadaşlarım da uzaktan izliyor. Birkaç masa hiçbir şey sormadan para vermiş. Sonra bizim arkadaşlara gelmiş.</p>
<p>“Destek olmak ister misiniz engelli çocuklara?” demiş. Arkadaşlar gülümseyerek, “Elbette olur ama sizin dernek nerede?” diye sormuşlar. Adam bir adres söylemiş. “Anladık, biliyoruz orayı,” demiş arkadaşlar. “Peki belgelerinizi görebilir miyiz?” diye sormuşlar. Adam ceplerini yoklamış<strong>: “Hay Allah, evde unutmuşum belgeleri,”</strong> demiş. Arkadaşlarım “Sorun yok,” demiş ama biraz da sinirlenmişler. İçlerinden biri, “Ben derneği biliyorum, hemen telefonla arayıp bilgi alacağım,” demiş. Telefonu eline alıp ayağa kalkar kalkmaz, sözde yardım toplayan adam koşarak kafeden çıkmış.</p>
<p>Beni aradılar: “Onur, biz böyle bir olay yaşadık. Adamı yakalayabilseydik fena yapacaktık,” dediler. “Engellenen bireyler ve bir dernek ismini kullanarak adamlar ne yapıyor böyle?” diye de eklediler<strong>. Ben de gülümseyerek dinledim: “Bakın, siz doğru yapmışsınız. Keşke herkes sizin gibi yapsa,” dedim.</strong></p>
<p>Gördüğünüz gibi bu ve benzeri suistimal olayları maalesef çok oluyor. Hatta Ramazan ayı gibi dönemlerde bunlar iki üç kat artıyor. Böyle bir olay başınıza gelirse mutlaka ya bir evrak isteyin ya da yardım etmeden önce ilgili derneği ya da vakfı arayarak teyit ettirin. Sonra yardım etmek istiyorsanız yardımınızı yapın.</p>
<p>Ayrıca şunu sakın unutmayın: Engellenen bir birey kolay kolay bu şekilde bir yardım istemez. Onun adını kullanarak yardım isteniyorsa her zaman durup düşünmek ve sorgulamak en iyi seçenektir. Başta da anlattığım gibi<strong>, engellenen ya da tekerlekli sandalye kullanıcılarını “yardıma muhtaç” diye düşünmeyin. Emin olun, çoğu engellenen birey sizden daha güçlü ve sağlıklıdır. </strong>Bence bu “engellenen birey yardıma muhtaçtır” algısı, Yeşilçam filmlerinden miras kalmış yanlış bir algıdır. Ancak bu algıyı sorgulayarak, kontrolsüz yardım yapmayarak düzeltebiliriz.</p>
<p>Bu arada büyüklerim benden rica etti; bir duyuru yapmak istiyorum<strong>. Bu akşam, yani 27 Şubat 2026 Cuma günü, Bolu ZİÇEV Şubesi ve Bolu Rotary Kulübü’nün ortak düzenlediği iftar yemeği organizasyonu var. İsteyenleri Dağkent Mahalle Muhtarlığı Sosyal Tesisleri’ne bekliyoruz. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Böyle aktiviteler ve etkinlikler olmalı…</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi “Konuşan Yazılar”</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2F1980-2%2F&amp;linkname=KONTROLS%C3%9CZ%20YARDIM%20TEHL%C4%B0KEL%C4%B0D%C4%B0R%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/1980-2/">KONTROLSÜZ YARDIM TEHLİKELİDİR!</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/1980-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERİŞİM VAR MI ?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/erisim-var-mi/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/erisim-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 13:57:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#ErişimÖzgürlüktür]]></category>
		<category><![CDATA[#EşitYaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#GörünmeyenEngeller]]></category>
		<category><![CDATA[#HerkesİçinErişim]]></category>
		<category><![CDATA[#UlaşımSorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ücretsiz ulaşım desteği artırılıyor; peki erişim gerçekten var mı? Engellenen bireyler için erişilebilir olmayan toplu taşıma ve çözüm önerileri üzerine bir değerlendirme.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/erisim-var-mi/">ERİŞİM VAR MI ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Meryem Coşkunca</strong>’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/xKTOk5zXIXk?si=rNLt7a3X3dSglVY1" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
</span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p>Size son derece güzel eşyalarla dolu, yeni yapılmış bir ev vereceğim; üstelik tek kuruş almayacağım desem tepkiniz ne olur? Şimdi bazı arkadaşlar “Onur sen ciddi misin?” diyecek. Evet, ciddiyim ama tek şartım o evde yaşayacaksınız. Hemen kabul ettiniz bakıyorum. Evet, ev yeni yapıldı, içinde birbirinden güzel eşyalar var; ancak suyunu ve elektriğini yapamadık. Ayrıca evi yapan ustalar merdiveni yapmayı unutmuşlar; eve çıkmak için vinç gerekiyor. Buyurun, güle güle yaşayın evinizde desem, “Onur sen dalga mı geçiyorsun bizimle?” dersiniz.</p>
<p>Aslında dalga geçmiyorum; size bir şey anlatmaya çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberden sonra aklıma bunlar geldi. İzin verirseniz haberi kısa bir özet olarak paylaşayım.</p>
<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, ücretsiz seyahat kapsamında toplu taşıma hizmeti sunan araçlara yapılan gelir desteği ödemeleri yaklaşık yüzde 30 oranında artırıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenlemeye göre, İstanbul ve Ankara’da şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir araç için ödenen aylık destek 6 bin 210 TL’den 8 bin 73 TL’ye yükseltildi. Diğer büyükşehirlerde ödeme tutarı 4 bin 658 TL’den 6 bin 55 TL’ye, büyükşehir olmayan illerde ise 3 bin 726 TL’den 4 bin 844 TL’ye çıkarıldı. Ayrıca özel denizyolu ulaşım araçlarına yapılan destek ödemeleri de 4 bin 658 TL’den 6 bin 55 TL’ye yükseltildi. Yönetmelik, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.</p>
<p>Şimdi bu haberde ne gariplik var diyeceksiniz. Hemen anlatayım<strong>: Ülkemizde ücretsiz taşıma hakkına sahip olan insanların başında engellenen bireyler, refakatçileri ve 65 yaş üstü vatandaşlar gelir.</strong> Engellenen bireyler açısından olaya baktığımızda çok net bir şey görürüz; o da ücretsiz taşıma yapan araçların çoğunun fiziksel durumunun engellenen bireylere uygun olmamasıdır. <strong>Tamam, yasalarda var</strong>: Toplu taşımada tüm araçların erişilebilir olması şart deniyor. Hatta bir ara uygulanmaya çalışıldı. Lakin pratikte sorunlar çıktı. Rampalar arıza yaptı, araç görevlileri ve yolcular “rampa ile vakit kaybediyoruz” dedi. Nahoş olaylar yaşandı.</p>
<p>İşte bu yüzden de yavaş yavaş bu uygulama biçim değiştirmeye başladı. Mesela benim yaşadığım şehir olan Bolu’da belediyenin kaynaklarını kullanarak aldığı 2 engelsiz taksi var. <strong>Yanlış bilmiyorsam</strong> bu araçların her türlü gideri Bolu Belediyesi tarafından karşılanıyor. <strong>Hatta geçtiğimiz yıllarda ikinci aracı da belediye aldı; çünkü tek araç Bolu’ya yetmiyordu.</strong></p>
<p>2 araç yetiyor mu diyeceksiniz; <strong>bence hâlâ yetersiz</strong>. Bir değişiklik olmadıysa bildiğim kadarıyla bu araçları kullanabilmek için 24 saat öncesinden arayıp randevu almanız gerekiyor. Durum böyle olunca da spontane, anlık olarak çağıramıyorsunuz bu araçları. Buradan gelmek istediğim nokta şu: Bizlerin erişim hakkı olduğu hâlde erişimi zor olan araçlara istediğiniz kadar ödeme yapın, bir şey değiştiremezsiniz!</p>
<p>Aslında burada sorun, yerel yönetimlerle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın birlikte çalışmaması; bu kurumlar arasında güçlü bir bağlantı olmaması. Şimdi bazıları bu dediklerime kızacak, biliyorum. Ancak şöyle bir düşünelim: Bu kurumlar arasında bir koordinasyon sağlansa, sadece Bolu Belediyesi değil<strong>, tüm belediyelerde bakanlık ile ortak bir fon kurularak 5-6 araçlık engelsiz taksi filoları oluşturulamaz mı? Bu araçların giderleri bu fondan karşılanamaz mı? Bu sistem, toplu taşımadan daha iyi olmaz mı?</strong></p>
<p>Mesela araç sayısı artarsa şehirler arası yolculuklarda da kullanılabilir. Çünkü inanın, şu an şehirler arası otobüslerin fiziksel şartları engellenen bireylere uygun değil. Biz erişim sorunlarına çözüm arayacağımıza, erişimi zor olan araçlara “şu kadar para verdik” diyoruz. Sonra da bir şeyler değişecek diye bekliyoruz.</p>
<p>Bakın, bu konuların bizzat içinde olan ve yıllardır bunları dile getiren biri olarak artık bu alanlarda bir şeylerin gerçekten değiştiğini görmek istiyorum. Bu sorunlar yaşadığımız çağa yakışmıyor. <strong>İnanın, tüm bu sorunlarda  bir araya gelip birlikte hareket edilmediği için çözülemiyor. Yani parçalar ayrı ayrı güçsüz; ama kurumlar birleşirse gerçek çözüm ortaya çıkar. Aksi hâlde erişilemeyen bir evi “size verdik” demek ne kadar anlamsızsa, erişilemeyen ulaşımı “ücretsiz yaptık” demek de o kadar anlamsızdır.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren Meryem Coşkunca – Bolçi’nin katkılarıyla. Bolu Olay Gündem gazetesi Konuşan Yazılar….</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Ferisim-var-mi%2F&amp;linkname=ER%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20VAR%20MI%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/erisim-var-mi/">ERİŞİM VAR MI ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/erisim-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNSANİ İŞLER BUNLAR !</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/insani-isler-bunlar/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/insani-isler-bunlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 09:08:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#BoluOlayGündem]]></category>
		<category><![CDATA[#DüşündürenYazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#EngelsizBakış]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsaniİşlerBunlar]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalAlgı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Goyo filmi üzerinden özel gereksinimli bireylere dair önyargıları sorgulayan ve insan olmanın önemini vurgulayan bir yazı.</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/insani-isler-bunlar/">İNSANİ İŞLER BUNLAR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Fatma Gül Demir</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/cewcMVmCU-Q?si=zhP324jlhfUhYyd_" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Bir kadın bir müzede güvenlik görevlisi olarak işe başlar. Önceleri müzede sadece göreviyle ilgilenir; etrafında ne oluyor, ne bitiyor diye pek bakmaz. Aynı müzede, otizm spektrum tanısı almış bir genç adam rehber olarak çalışmaktadır. Müzedeki eserlerin tarihçesini hiçbir yerden okumadan gelenlere anlatır, eserlerle ilgili sorulara cevap verir. Aynı zamanda bu genç adamın çok iyi bir görsel hafızası ve resim çizme yeteneği vardır. Ailesi de zengindir.</p>
<p>Güvenlik görevlisi kadın müzeye girip çıkarken genç adamın ilgisini çeker. Genç adam kadını uzaktan izlemeye başlar. Ama kadın bunu fark etmez bile. Genç adam bir şeyler söylemek ister; ancak otizmden kaynaklanan çekingenliği buna engel olur. “Söylesem, seni beğeniyorum desem zaten bana bakmaz,” diye düşünür.</p>
<p>Evde kadının resmini çizmeye başlar. Bunu gören ağabeyi, <strong>“Oğlum, sen bu kadından çok etkilenmişsin. Git konuş,” </strong>diyerek onu cesaretlendirir. Bir gün cesaretini toplar, iş çıkışı kadınla konuşmaya karar verir. Tam iş çıkışı kadını beklerken bir şey olur; kadın ondan önce çıkar. Genç adam da koşarak onu görüş mesafesinde yakalar ve istemeden takip etmeye başlar. Kadının peşinden metroya girer.</p>
<p>O anda kadın bakışları fark eder ve rahatsız olur. Genç adam da kalabalık bir ortama girdiği için huzursuzdur. Ama kendini zorlar ve orada küçük bir kriz geçirir. Metrodan kendini dışarı atar.</p>
<p>Ertesi gün kadın, iş arkadaşına bir önceki akşam yaşadıklarını anlatır: “Dün akşam eve giderken peşime bir adam takıldı. Metroda garip hareketler yaptı, çok korkutucuydu.” Tam o sırada genç adam kapıda belirir. Kadın<strong>, “Yine mi sen, çık dışarı!”</strong> diyerek bağırmaya başlar. Yanındaki arkadaşı araya girer: “Ne yapıyorsun, o burada çalışıyor. Bizim rehberimiz. Bir dinle çocuğu.”</p>
<p>Genç adam, özür dilemeye geldiğini söyler: “Dün iş çıkışı sizi korkuttum galiba ama kötü bir niyetim yoktu. Sadece tanışmak istemiştim.” Adını söyler ve gider.</p>
<p>O gittikten sonra kadın<strong>, “Yazık ya, ben ne yaptım, çok ayıp oldu çocuğa… Ama burada hiç dikkatimi çekmedi ki. Ayy, şimdi ben ne yapacağım?” diye düşünür ve gün boyunca genç adamı izlemeye koyulur. İş çıkışında yanına gider. “Dün yanlış anlaşılma oldu, kusura bakma,”</strong> der.</p>
<p>Genç adam sakin bir şekilde, “Olsun,” diye karşılık verir. Ardından, “Şimdi tanıştığımıza göre vaktiniz varsa gelin bir çay içelim,” der. Kadın, acıma, merhamet ve biraz da suçluluk duygusuyla bu teklifi kabul eder. Birlikte çay içerler. Kadın onu tanıdıkça hayran olur ve…</p>
<p><strong>Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri olan, 2024 yılı Arjantin yapımı <em>Goyo</em> isimli filmden bir sahneyi anlatarak yazıya başlamak istedim.</strong><br />
Şimdi “Onur, niye kestin, adamla kadına ne oldu?” diyen arkadaşlar olabilir. Bir zahmet merak edin, bu filmi bir yerlerden bulun ve izleyin.</p>
<p>Aslında film bize birçok konuda bakış açımızı sorgulatıyor. Örneğin, çoğu insan engellenen ya da özel gereksinimli bireylere sanki cinsiyetleri yokmuş gibi davranır. Engellenen birey birini beğenemez, biriyle birlikte olamaz gibi düşünülür. Oysa bu bakış açısı son derece yanlıştır.</p>
<p>Sevgi, biriyle birlikte olmak, onu görünce heyecanlanmak insanın doğal bir tepkisi ve ihtiyacı değil midir? Mesela sorun kendinize: Güzel bir kadın ya da yakışıklı bir erkek görünce şöyle bir bakmaz mısınız, içinizde bir kıpırtı olmaz mı?</p>
<p>Şimdi bazıları, “Aman Onur, sen ne diyorsun, bizim hanım ya da bey kızacak, biz öyle bakmayız,” diyecektir.<strong> Ee, zaten evlenmişseniz bir zamanlar bakmışsınız demek değil midir?</strong></p>
<p>Şaka bir yana, bu tip konular gerçekten önemli. Ama nedense dile getirilmez, <strong>“ayıp”</strong> denilir. <strong>Çoğu zaman da filmdeki kadın gibi, engellenen bireylere acıma, merhamet ve suçluluk duygusuyla yaklaşılır. Ya da bu ilişkilerin para için yaşandığı gibi bir algıya oluşur.</strong></p>
<p>Bence asıl mesele şu: <strong>Karşımızdakini engellenen ya da özel gereksinimli biri olarak değil, önce insan olarak görebilmek.<br />
Yüreklerde engel olmadığını fark ettiğimizde, önyargıyla yaklaşmak yerine anlamaya çalışır; toplumun dayattığı engelleri ve bakış açılarını da sorgulamaya başlarız.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Finsani-isler-bunlar%2F&amp;linkname=%C4%B0NSAN%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ELER%20BUNLAR%20%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/insani-isler-bunlar/">İNSANİ İŞLER BUNLAR !</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/insani-isler-bunlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASIL KONU NEREDE ?</title>
		<link>https://www.onurustaoglu.com.tr/asil-konu-nerede/</link>
					<comments>https://www.onurustaoglu.com.tr/asil-konu-nerede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 21:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#BakışAçısıi]]></category>
		<category><![CDATA[#HaberNedir]]></category>
		<category><![CDATA[#İyilikHaberOlurMu]]></category>
		<category><![CDATA[#MedyaEleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedyaGündemi]]></category>
		<category><![CDATA[#ViralTartışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.onurustaoglu.com.tr/?p=1968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Tarkan videosu neden bu kadar konuşuldu? Videonun kendisinden çok, verilen tepkiler ne anlatıyor? Sosyal medya refleksleri üzerine....</p>
<p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/asil-konu-nerede/">ASIL KONU NEREDE ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="&lt;p"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;">Yazıyı <strong>Özge Nur Dilber</strong>’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın&#8230;</span></span></span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14px;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"> <iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/ksZ_DL6koXE?si=-YaZcvKbLA7Epgj2" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></span></span></span></span></span></p>
<p>Matrix isimli filmi biliyor musunuz?<br />
İnsanların farkında olmadan yapay bir dünyanın içinde yaşadığı, makinelerin insanları oyalayarak gerçeklerden uzak tuttuğu bir evrendi Matrix. Filmin ana karakteri Neo, “seçilmiş kişi” olarak bu yapay dünyadan çıkmayı ve gerçeği görmeyi seçiyordu.</p>
<p>Filmde unutulmaz bir sahne vardı. Neo, gerçeği anlamaya çalışırken sistem onun dikkatini dağıtmak için siyah giysili adamların arasına kırmızı elbiseli güzel bir kadını yerleştiriyordu. <strong>Amaç basitti: Dikkatini dağıt, soruları unuttur. Çünkü dikkat dağılırsa gerçek de görünmez olur.</strong></p>
<p>Evet, bu bir filmdi. Ama son günlerde yaşanan bir olay bana o sahneyi fazlasıyla hatırlattı. Sanki yine birileri asıl konuşmamız gereken konular yerine gözümüzü başka bir yere çevirmeye çalışıyormuş gibi hissettim. Unutmayalım; dikkatimizi kaybedersek doğru soruları soramaz, doğru cevaplara da ulaşamayız.</p>
<p>Şimdi bu filmle ve sahneyle yazıya başlayınca herkes yapay zekâdan ve teknolojiden bahsedeceğimi sandı. Oysa anlatacağım olay gayet insani bir olay. Ve sanırım herkes görmüştür, biliyorsunuz. Tarkan bu aralar İstanbul’da bir dizi konser veriyor ve konser alanları dolup taşıyor. Böyle olması da normal; insanlar Tarkan’ı ve o güzel şarkıları özlemişler.</p>
<p>Yalnız geçtiğimiz hafta sonu bir olay yaşanmış. <strong>Tarkan konsere gelirken, sanırım özel gereksinimleri olan bir arkadaşımızla karşılaşıyor. İmza falan verirken “Senin biletin yok mu?” diye soruyor. Arkadaşımız “yok” diyor, Tarkan da “Sana bilet ayarlayalım mı?” diyor. Arkadaşımız başını sallıyor. Tarkan da zarif bir şekilde oradaki görevlilere gözleriyle arkadaşımızı işaret ediyor; bu arkadaşı içeri alın gibisinden. Ve video bitiyor.</strong></p>
<p>Oradaki birkaç muhabir arkadaş da bunu çekip bir habermiş gibi yayımlıyor. Sosyal medyada bu haber yayılıyor, televizyon programlarında gösteriliyor, tartışma programlarında tartışılıyor. Hatta biraz önce bir videoya rastladım; bu olay kurgu mu değil mi diye bir bilim insanı yorum yapıyordu. Yani bunu görünce kendi kendime “Ne oluyor ya?” dedim.</p>
<p>Aslında tam da burada gazetecilerin, bu davranışı bu kadar büyütenlerin, hatta sosyal medyada ti’ye alanların ve dalga geçenlerin şunu düşünmesi gerek:<br />
“Bu haber mi? Haber değeri taşıyor mu? Kime ne fayda sağlıyor?”</p>
<p>İlk başta “Tarkan reklam yapıyor” diye düşünebilirsiniz. Ancak ülkenin “Megastar” unvanını almış bir sanatçısının konserleri dolup taşıyorken böyle bir reklama ihtiyacı yok. <strong>Zaten bence böyle bir gündem Tarkan’ı da mutlu etmez.</strong></p>
<p>“Örnek davranış oldu diye bu kadar büyüdü” derseniz, o da değil. Çünkü Tarkan konserlere giden herkesle elinden geldiğince ilgilenmeye çalışan biri. İnsanlarla ilgilenmek bu işlerin bir parçası. <strong>O an o arkadaşımızı sadece mutlu etmek istemiş, bunu da çok zarif bir şekilde yapmış.</strong></p>
<p>Aslında burada Tarkan faktörü, Matrix filmindeki kırmızı elbiseli kadın gibi dikkatimizi dağıtıyor. <strong>Tarkan ismini kaldırın. Hatta hiçbir ünlü isim olmasın. Bu davranış haber olur muydu?</strong></p>
<p>İşte anlatmak istediğim tam olarak bu sorunun cevabında saklı.</p>
<p>Engellenen bireyler için yapmamız, tartışmamız ve sormamız gereken o kadar çok şey var ki…<br />
Mesela bu ülkede engellenen bireyler kültür-sanat etkinliklerine yeterince katılabiliyor mu?<br />
Etkinlik mekânları engellenen bireyler için uygun mu?</p>
<p>Biz esas bu soruları sormalı, bunlara cevap aramalıyız. Ama ne yapıyoruz? Kimsenin işine yaramayacak, bence haber değeri bile olmayan bir konuyu gündemde tutup esas meseleleri görmüyoruz.</p>
<p>Yanlış anlaşılmak istemem; bu, kişilerin değil sistemin bir problemi. Aynı zamanda toplum olarak bakış açımızın da bir sonucu. Üstelik bu bakış açısı son yıllarda değişti. <strong>Önceden engellenen bireyleri sergilerde, kültür-sanat etkinliklerinde daha çok görüyorduk. Onların eserlerinden oluşan sergiler daha fazlaydı, sanatsal çalışmalar daha yoğundu. Ne olduysa bu çalışmalar azaldı. İşte bizim sormamız gereken soru da bu:<br />
Bu çalışmalar neden azaldı?</strong></p>
<p>Değerli gazeteci ve muhabir arkadaşlarım, biliyorum; yaptığınız iş çok zor. Ancak ne olur<br />
Biraz da bakış açınızı değiştirin. Sokağa çıkın, esas sorunları görmeye çalışın.<br />
Haberlerinizde ve yazılarınızda bu sorunları anlatın.</p>
<p><strong>Ben inanıyorum ki dikkatimizi dağıtmadan etrafta olup biteni görür, doğru soruları sorabilirsek, yetkililer de doğru cevapları verecektir. O cevaplarla da engellerin farkında olur ve o engelleri kaldırmaya çalışırız.</strong></p>
<p>Yazan: Onur Ustaoğlu &#8211; Seslendiren: Özge Nur Dilber- Bolçi’nin katkılarıyla – Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_threads" href="https://www.addtoany.com/add_to/threads?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="Threads" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_telegram" href="https://www.addtoany.com/add_to/telegram?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="Telegram" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.onurustaoglu.com.tr%2Fasil-konu-nerede%2F&amp;linkname=ASIL%20KONU%20NEREDE%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr/asil-konu-nerede/">ASIL KONU NEREDE ?</a> appeared first on <a href="https://www.onurustaoglu.com.tr">Onur Ustaoğlu Proje ve Eğlence Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.onurustaoglu.com.tr/asil-konu-nerede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
