Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…
Hayatta bazen hiç beklemediğiniz anda, hiç beklemediğiniz problemlerle karşılaşıyor musunuz?
“Bu soru nereden çıktı?” diyebilirsiniz ama ben yaklaşık bir haftadır küçük bir tuşun başıma çıkardığı büyük engellerle uğraşıyorum. O tuşu ve yaşadığım sorunu anlatarak başlayayım. Biliyorsunuz, ben bir tekerlekli sandalye kullanıcısıyım.
Son zamanlarda akülü aracımı çalıştırırken power yani başlatma tuşuna bastığımda geç algılıyordu ve fazlasıyla güç kullanmam gerekiyordu. Oysa bu tuş, dokunmayla bile algılaması gereken bir tuş. Neyse… Geçen hafta artık hiç basmamaya başladı.
Aracın servisi İstanbul’da. Orayı aradım, görüntülü olarak yardım etmeye çalıştılar ama faydalı olamadılar.
“Joystick’i sök, gönder. Burada bir test yapalım.” dediler. Ben de, “Tamam gönderelim ama bu parçalar kargoya verildiğinde sağlam çıkmama riski oluyor, bunu daha önce yaşadım.” dedim.
“Bir durun,” dedim, “ben Bolu’da bunu yapabilecek birini bulmayı deneyeceğim.”
Ama o anki hâlimi, yaşadığım stresi düşünebiliyor musunuz? Aracım açılmıyor, ne olduğunu bilmiyorum. Şüphelendiğim tek şey power tuşu. En önemlisi de şu: araç çalışmayınca benim evden dışarı çıkmam çok zor.
Başladım Bolu’da bu işlerden anlayan birilerini aramaya. Teknik lisedeki bir hocama sordum, o da beni Yonca Bilgisayar’a yönlendirdi. Telefonda sorunu anlattık, aracı istediler, götürdük. Sağ olsunlar hemen ilgilendiler.
2–3 saat sonra arayıp, “Yaptık, gelin alın.” dediler. Buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bu araştırmalar sırasında Bolu Belediyesi’nin, bu tür araçlar için bir tamir merkeziyle ilgili yeni bir proje hazırlığında olduğunu da öğrendim. Düşünmeye başladım… Bolu’da meslek lisesi bünyesinde yıllar önce böyle bir tamirhane açılmıştı ancak yeterince tanıtım yapılmadığı, duyurulmadığı ve desteklenmediği için tamamen gönüllü öğretmenler ve öğrencilerle bir yere kadar gelmiş, sonra da yürüyememişti. Umarım yeni proje, eskisine benzemez.
Şimdi bana, “Sen olsan bu projeyi nasıl yapardın, sistemi nasıl kurardın?” diye soracaksınız. Hemen anlatayım.
Öncelikle hastanelerin medikal cihazlarının bakım ve onarımını yapan arkadaşlardan destek isterdim. Çünkü bu işi bilen insanlar bizim araçlardan da anlıyor. Gerekli aletler temin edilirse müdahale edebiliyorlar. Bunu geçmişte deneyimledim. Bu proje belediyenin ve ilgili kurumların katkısıyla başlamalı ama günün sonunda hiçbir katkı olmasa bile kendi kendine ayakta durabilmeli. Önceki deneyimlerde olduğu gibi ücretsiz bakım-onarım mantığıyla yürümemeli çünkü bu araçların vidası bile pahalı. Sürdürülebilir bir merkez kurulacaksa mutlaka ücretli hizmet vermeli.
Bir ya da iki usta bulunmalı, medikal cihazların her yönünden anlayan kişiler olmalı. Bu ustalarla en az üç yıllık anlaşma yapılmalı. “Bu merkez üç yıl senin.” denmeli. yani Bonservisin merkezde; üç yıl hiçbir yere gitmek yok Her ustaya meslek lisesinden bir öğrenci verilmeli; okuldan arta kalan zamanlarda bu ustalar o öğrencileri yetiştirmeli. Okul bittiğinde de o gençlerin bu merkezde işi hazır olmalı.
Merkezde çalışanlar yeri geldiğinde hurda araçları toplayıp onarıp çalışır hâle getirerek satabilmeli ve merkeze gelir sağlayabilmeli. Çünkü bu araçlar çoğu zaman tamamen bozulmuyor, doğru müdahaleyle tekrar hayata dönebiliyor.
Yani biz gerçekten böyle bir merkez istiyorsak power tuşuna bu şekilde basmalıyız.
Yoksa daha önce yaşadığımız gibi “merkez kurduk” deriz; kimsenin haberi olmaz, alet olmaz, gönüllülük bir yere kadar götürür. Sonra yine araçlar bozulur ve biz götürecek yer ararız. Ve küçücük bir tuş, önümüze devasa engeller çıkarır.
Evet, farkındayım… Bir tuştan yola çıkarak bir proje anlattım. Ama gerçekten bu ve benzeri projeler Bolu’da ve tüm illerde hayata geçirilmesi gereken işler. Sözünü ettiğimiz araçlar bizim elimiz, ayağımız; hayatımızı kolaylaştıran, özgürce sokaklarda dolaşmamıza yardımcı olan araçlar. Dolayısıyla bu araçların bakımı, onarımı ve sağlığı son derece önemli.
Bu araçlar sağlıklı olsun, yolda kalmasın istiyorsak; anlatmaya çalıştığım sistemle bu tür merkezler her yerde, her zaman olmalı. Ve biz teknoloji çağında “Bu araç bozuldu, şimdi kime götüreceğim?” diye düşünmekten kurtulmalıyız. Unutmayın; bizim her şeyi yapacak gücümüz de var, yeteneğimiz de. Sadece birilerinin çıkıp power tuşuna basıp sistemi çalıştırmasına ihtiyacımız var.
Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin katkılarıyla – Bolu Olay Gündem Gazetesi / Konuşan Yazılar
Bir yanıt bırakın