ONAYLATIYOR MUSUNUZ?

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Hani her zaman denir ya; tiyatro, sinema gibi sanatlar aslında toplumun aynasıdır, toplumlara ayna tutar diye. Geçtiğimiz günlerde televizyonda Güldür Güldür programını izlerken bu sözün doğruluğunu bir kez daha fark ettim. Güldür Güldür programında yayınlanan bir skeçte insanların onaylanma ihtiyacı o kadar güzel anlatılmış ki, izin verirseniz kısaca anlatmak istiyorum.

Skeçte domates biber satan bir adamın yanına bir arkadaşı geldi. Boş bir tezgâh almış, beklemeye başladı. Domates biber satan adamın dikkatini çekti. “Arkadaşım, sen ne satıyorsun, tezgahın boş” dedi. Adam gülümseyerek “Ben onaylayıcıyım” dedi, “insanları onaylayacağım.” Domatesçi “Öyle iş olur mu ya? Düzgün bir şeyler satsaydın” dedi. Onaylayıcı adam gülümseyerek “Bu yeni bir meslek, ben buldum. Akşam olunca senden daha çok para kazanacağım” dedi.

İkisi de beklemeye başladılar. Çok geçmeden “Buralarda bir onaylayıcı varmış, nerede?” diye sorarak bir kadın geldi. “Kıyafetim olmuş mu?” dedi. Onaylayıcı “Olmuş, çok güzelsiniz hanımefendi” dedi. Kadın gülümseyerek “Oh be, kendime geldim, daha iyi hissediyorum. Borcum ne kadar?” dedi. Onaylayıcı “Abla sen yabancı değilsin, 400 TL ver yeter” dedi. Kadın parayı verdi, mutlu mutlu ayrıldı.

Bunu gören domates biberci “Bu kadar mı?” dedi. Onaylayıcı “Evet, bu kadar” dedi. Derken bir adam geldi, karısıyla kavga etmişti. Onaylayıcıya anlattı. “Ben haklıyım değil mi?” dedi. Onaylayıcı “Tabii ki haklısınız” diyerek onayladı. 800 TL aldı, adam da onaylandığı için mutlu oldu, gitti. Bunu gören domates biber satan adam “Arkadaş bravo, iyi iş bulmuşsun. Ben satış yapamadım, sen bir sürü para kazandın. Bu işin sırrı ne?” diye sordu. Onaylayıcı “İnsanların ihtiyaçlarını iyi gözlemleyip ihtiyaçlara cevap vermek” dedi.

Ben de bunu izlerken hem güldüm hem de biraz düşündüm. Çünkü gerçekten de yaşadığımız çağda insanların her konuda onaylanma ihtiyacı var. Yaptığı işte, giydiği kıyafette, okuduğu bir kitapta ya da izlediği bir filmde birinin “iyi yapmışsın, güzel olmuş” demesi insanları gerçekten mutlu eden en önemli şeylerden biridir.

Hatta bence sosyal medya dediğimiz ortamın da en büyük nimetlerinden biri bu hissi vermesidir. Düşünün, beğen butonu olmasaydı sosyal medya bu kadar ilgi görür müydü? Bence görmezdi. Hatta fark ettiyseniz aynı şeyi yapay zekâlar da yapmaya çalışıyor. Yani artık yapay zekâya “olmuş mu?” diye sormadan üzerini giyinip çıkamayan arkadaşlar olmaya başladı çevremizde. Bu da aslında düşündürücü.

Şöyle bir düşünürsek, bu onay işinin fazlasının insanlarda bağımlılık yaptığını, karar verme yeteneğini zayıflattığını, motivasyon düşürücü bir etki yarattığını; ama az ve yerinde yapılanının insanı geliştirdiğini ve iyi hissettirdiğini görürüz. Yani onay işinde de aslında her şeyde olduğu gibi abartmadan, doz aşımı yapmamak lazım.

Tabii bu olaya bir de dezavantajlı denilen insanların, yani engellenen veya özel gereksinimli bireyler açısından bakarsak, onların etrafındaki insanların onaylama işini çoğu zaman yapmadıklarını görürüz. Mesela engellenen bireyler bir şey anlatır, bir şey yapmak ister. Anlattıkları şeyler ve yapmak istedikleri güzel bile denmez. Sırf hareketleri, düşünceleri bazen de farklı olan görünüşleri yüzündendir. O yapay gülümsemeler ve “sen bunları yapamazsın” diyen bakışlar… Onaylanmamak yüzünden birçok engellenen birey motivasyonunu kaybedip başarabilecekleri şeylerden bile vazgeçebilir.

Bakın şunu açık söyleyeyim: Engellenen bireyler için onaylanmak aslında bir çeşit ciddiye alınmak, görünür hâle gelmek ve “hadi bakalım, sen yapabilirsin” diye cesaret anlamına gelir. Onun için eğer engellenen bir tanıdığınız varsa olaya böyle bakmalısınız. Ben inanıyorum, eğer biz toplum olarak bu onaylama işine böyle bakarsak, akıllıca yaparsak birçok engeli kaldırabiliriz.

Bu yazı, 2026 yılının ilk Konuşan Yazısı.
Yeni yılın; hayallerin ertelenmediği, cesaretin bahanelerden biraz daha yüksek sesle konuştuğu bir yıl olmasını diliyorum.
Konuşan Yazılar ’da, anlatılmayanı dile getirmeye, görünmeyeni görünür kılmaya bu yıl da devam edeceğiz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*