İNSANİ İŞLER BUNLAR !

Onur Ustaoğlu Konuşan yazı
Onur Ustaoğlu Konuşan yazılar

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…

Bir kadın bir müzede güvenlik görevlisi olarak işe başlar. Önceleri müzede sadece göreviyle ilgilenir; etrafında ne oluyor, ne bitiyor diye pek bakmaz. Aynı müzede, otizm spektrum tanısı almış bir genç adam rehber olarak çalışmaktadır. Müzedeki eserlerin tarihçesini hiçbir yerden okumadan gelenlere anlatır, eserlerle ilgili sorulara cevap verir. Aynı zamanda bu genç adamın çok iyi bir görsel hafızası ve resim çizme yeteneği vardır. Ailesi de zengindir.

Güvenlik görevlisi kadın müzeye girip çıkarken genç adamın ilgisini çeker. Genç adam kadını uzaktan izlemeye başlar. Ama kadın bunu fark etmez bile. Genç adam bir şeyler söylemek ister; ancak otizmden kaynaklanan çekingenliği buna engel olur. “Söylesem, seni beğeniyorum desem zaten bana bakmaz,” diye düşünür.

Evde kadının resmini çizmeye başlar. Bunu gören ağabeyi, “Oğlum, sen bu kadından çok etkilenmişsin. Git konuş,” diyerek onu cesaretlendirir. Bir gün cesaretini toplar, iş çıkışı kadınla konuşmaya karar verir. Tam iş çıkışı kadını beklerken bir şey olur; kadın ondan önce çıkar. Genç adam da koşarak onu görüş mesafesinde yakalar ve istemeden takip etmeye başlar. Kadının peşinden metroya girer.

O anda kadın bakışları fark eder ve rahatsız olur. Genç adam da kalabalık bir ortama girdiği için huzursuzdur. Ama kendini zorlar ve orada küçük bir kriz geçirir. Metrodan kendini dışarı atar.

Ertesi gün kadın, iş arkadaşına bir önceki akşam yaşadıklarını anlatır: “Dün akşam eve giderken peşime bir adam takıldı. Metroda garip hareketler yaptı, çok korkutucuydu.” Tam o sırada genç adam kapıda belirir. Kadın, “Yine mi sen, çık dışarı!” diyerek bağırmaya başlar. Yanındaki arkadaşı araya girer: “Ne yapıyorsun, o burada çalışıyor. Bizim rehberimiz. Bir dinle çocuğu.”

Genç adam, özür dilemeye geldiğini söyler: “Dün iş çıkışı sizi korkuttum galiba ama kötü bir niyetim yoktu. Sadece tanışmak istemiştim.” Adını söyler ve gider.

O gittikten sonra kadın, “Yazık ya, ben ne yaptım, çok ayıp oldu çocuğa… Ama burada hiç dikkatimi çekmedi ki. Ayy, şimdi ben ne yapacağım?” diye düşünür ve gün boyunca genç adamı izlemeye koyulur. İş çıkışında yanına gider. “Dün yanlış anlaşılma oldu, kusura bakma,” der.

Genç adam sakin bir şekilde, “Olsun,” diye karşılık verir. Ardından, “Şimdi tanıştığımıza göre vaktiniz varsa gelin bir çay içelim,” der. Kadın, acıma, merhamet ve biraz da suçluluk duygusuyla bu teklifi kabul eder. Birlikte çay içerler. Kadın onu tanıdıkça hayran olur ve…

Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri olan, 2024 yılı Arjantin yapımı Goyo isimli filmden bir sahneyi anlatarak yazıya başlamak istedim.
Şimdi “Onur, niye kestin, adamla kadına ne oldu?” diyen arkadaşlar olabilir. Bir zahmet merak edin, bu filmi bir yerlerden bulun ve izleyin.

Aslında film bize birçok konuda bakış açımızı sorgulatıyor. Örneğin, çoğu insan engellenen ya da özel gereksinimli bireylere sanki cinsiyetleri yokmuş gibi davranır. Engellenen birey birini beğenemez, biriyle birlikte olamaz gibi düşünülür. Oysa bu bakış açısı son derece yanlıştır.

Sevgi, biriyle birlikte olmak, onu görünce heyecanlanmak insanın doğal bir tepkisi ve ihtiyacı değil midir? Mesela sorun kendinize: Güzel bir kadın ya da yakışıklı bir erkek görünce şöyle bir bakmaz mısınız, içinizde bir kıpırtı olmaz mı?

Şimdi bazıları, “Aman Onur, sen ne diyorsun, bizim hanım ya da bey kızacak, biz öyle bakmayız,” diyecektir. Ee, zaten evlenmişseniz bir zamanlar bakmışsınız demek değil midir?

Şaka bir yana, bu tip konular gerçekten önemli. Ama nedense dile getirilmez, “ayıp” denilir. Çoğu zaman da filmdeki kadın gibi, engellenen bireylere acıma, merhamet ve suçluluk duygusuyla yaklaşılır. Ya da bu ilişkilerin para için yaşandığı gibi bir algıya oluşur.

Bence asıl mesele şu: Karşımızdakini engellenen ya da özel gereksinimli biri olarak değil, önce insan olarak görebilmek.
Yüreklerde engel olmadığını fark ettiğimizde, önyargıyla yaklaşmak yerine anlamaya çalışır; toplumun dayattığı engelleri ve bakış açılarını da sorgulamaya başlarız.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren Fatma Gül Demir – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*