Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın…
Bugün canım biraz oyun oynamak istiyor. 5 dakikanızı ayırıp bana eşlik eder misiniz? “Vaktim yok” demeyin; oyunun sonunda göremediğiniz bazı şeyleri görme ya da fark etme yeteneği kazanacaksınız. Hem siz beni kırmazsınız. Bakın, oynamazsanız yaramaz bir çocuk gibi bunları size yaptırıncaya kadar peşinizden ayrılmam. İnatçıyımdır, biliyorsunuz. Hadi, oyuna başlıyoruz.
Şimdi bir sandalyeye oturun.
Gözlerinizi kapatın.
“Gözlerim kapalıyken yazıyı nasıl okuyacağım?” diyorsunuz, değil mi?
Sorun yok. Bu yazı konuşuyor. Gözleriniz kapalı olsa bile dinleyerek devam edebilirsiniz.
Sandalyeye oturdunuz, gözleriniz kapalı.
Elinizde bir pantolon var.
Sizden, sandalyeden kalkmadan o pantolonu giymenizi istiyorum.
Çok mu zor?
Şimdi parmaklarınızı kullanamadığınızı hayal edin.
Size bir gömlek verildi.
Düğmelerini nasıl iliklersiniz?
Peki…
Protez bacağınız var.
Bacağınızı çıkarıp pantolonu giydiniz.
Şimdi pantolonun uzun kalan paçasından protezi geçirip tekrar takmanız gerekiyor.
Hayali bile yordu sizi, değil mi?
Şimdi gözlerinizi açın. Size bu yaptırdığım şeylerin fazlasını milyonlarca insan yaşıyor ve günlük hayatta yapmak zorunda kalıyor, farkında mısınız? Bir de bunun yanı sıra birçok mağazada şöyle bir durum yaşanıyor: Mağazalardan alışveriş yaparken tekerlekli sandalye kullanıcıları ya da fiziksel olarak engellenen bireyler, kıyafet seçerken deneme kabinini kullanamıyor. Çünkü çoğunlukla kabinlerin boyutu ve fiziksel şartları tekerlekli sandalyeye göre yapılmıyor.
“Aman Onur, sen gömlekleri deneme kabinine girmeden üstünü çıkarıp deneyebiliyorsun” diyenler olabilir. Ama burada konu ben değilim. Ayrıca benim yaptığım gibi bir hanım yapsa, yani kıyafeti kabin dışında denese ne olur, bir düşünün. Bizim bu işlere “ben” olarak değil, “biz” olarak bakmamız gerek. Şimdi birçok kişi niye bunları anlatarak başladığımı merak ediyordur. Hemen açıklıyorum.
Geçtiğimiz günlerde başka bir şeyi araştırırken “adaptif kıyafetler” kelimesine rastladım. Bu kelimeyi araştırmaya başladım ve engellenen bireyler için özel tasarlanmış, kolay çıkarılıp giyilebilen kıyafetler için kullanıldığını öğrendim. Araştırmayı yaparken LC Waikiki ismine ulaştım. Çünkü Türkiye’de 2022 yılından bu yana “Limitless” koleksiyonu adı altında engellenen bireyler için kolay giyilip çıkarılabilen özel kıyafetler ürettikleri bilgisine ulaştım. Hatta merakımdan internetten koleksiyonu inceledim. Gerçekten de güzel ürünler yapmışlar.
Başta size oyunla karışık sorduğum soruların çözümü bu koleksiyonda diyebilirim. Bunları gördükten sonra “Peki, niye bazı AVM’ler ve internet sitesi dışındaki yerlerde biz bu ürünleri göremiyoruz?” sorusu takıldı kafama. Bunu da araştırdım. Bu kıyafetler sınırlı sayıda üretiliyormuş ve özel bir kitleye hitap ettiği için, deyim yerindeyse biraz kıyıda köşede kalmış gibi hissettim. Ama bu da bir eksiklik değil mi sizce?
2005 yılında yapılan resmî araştırmalara göre ülkemizin %12’si engellenen bireylerden oluşuyor. Gerçi veriler epey eski olduğu için bu rakam değişmiş olabilir. Buna da niye bakılmaz, onu da anlamıyorum; neyse, bu başka bir konu. Yani siz bu kadar güzel ve örnek bir iş yapmışsınız, gerçekten insanların hayatını kolaylaştırabilecek tasarımlar var ama yeterince tanıtım ve duyuru yok. Hâlbuki bu ürünlerin tanıtımında ünlü isimler hiç para talep etmeden bile yer alabilir. Böyle bir tanıtım kampanyasıyla ürünlerden daha çok kişinin haberi olur ve daha çok kişi yararlanabilir.
Ayrıca ülkenin nüfusu böyleyken bence diğer giyim firmalarına da bu iş örnek olmalı. Onlar da adaptif kıyafetler tasarlamalı. Evet, tekstil sektöründe standart tasarımlarla ülkemiz dünyada birçok firma ile yarışıyor ve kalite olarak da birçoğunu geçiyor. Ama biraz da adaptif kıyafetler konusu üzerinde düşünsek, bu konuda yarışsak iyi olmaz mı? Tabii bunun yanı sıra erişilebilir deneme kabinleri de yapsak çok güzel olur.
Bakın, belki bu anlattıklarım ilk bakışta lüks gibi gelebilir ama bakış açınızı değiştirip baktığınızda çok önemli bir ihtiyaç olduğunu görürsünüz. Bizim toplumumuzun genelinde “engellenenler hep pijama giyer” diye bir görüş hâkim. Çünkü hâlâ engellenen bireyleri hasta olarak görüyoruz. Bunun için de onların kıyafet ihtiyacı aklımıza gelmiyor. Hâlbuki güzel giyinmek ve güzel görünmek tüm insanların hakkı.
Ben inanıyorum; olaya buradan bakarsak, adaptif tasarımları çoğaltırsak birçok engellenen bireyin hayatı daha özgür ve mutlu hâle gelir…
Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca- Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi – Konuşan Yazılar
Bir yanıt bırakın